🌥️ Dolara Para Yatırmak Haram Mı
Nov Altına para yatırmak, dolara para yatırmak ile kazanılan para faiz mi olur? Dövizden gelen para helal mi yoksa haram mıdır? Driftten para kazanmak İnternetten Para Kazanmak OneFrm En Güncel Forum SitesiElbette bizler din alimi değiliz, ancak kendi bilgimiz çerçevesinde, aklımızı kullanarak neyin doğru neyin yanlış
Haram zıkkım olsun. Bu haram lokmaları kusturacağım inşallah" diye konuştu. Akşener, konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye bu seçimle önemli bir karar verecek. 450 milyar dolar borç aldılar. 70 milyar dolar özelleştirme yaptırdılar. 2 trilyon dolar 16 yılda hepinizden vergi topladılar.
BeğenCevapla. muzaffer 6 ay önce. Şikayet Et. hatta bu siistemi daha farklı boyutlarda birçok versiyonlu para korumalı kar paylı,kur korumalı bir sistemle milletin tl. sini devlete
Vadeli mevduat hesabına para yatırmak haram mı?” sorusuna cevap olacak ayetler; Faiz yiyenler (kabirlerinden), ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bunun sebebi onların, “Alım satım da ancak faiz gibidir” demeleridir. Hâlbuki Allah alım satımı helâl, faizi ise haram kılmıştır.
1- Benim borsadan kazandığım para haram mı? 2- Anapara bazında düşünürsek; benim borsaya yatırdığım paradan bazen kaybettim bazen de kazandım. Şu an paramı borsadan çekmeyi düşünüyorum. Peki benim yatırdığım anapara, ki o paranın bir kısmını kaybedip yine borsadan kazandığımı düşünecek olursak, bana helal midir?
Odun satmaya başlayan adam, kısa sürede kendi geçimini sağladıktan başka, sadaka verecek derecede güçleniyor. Çalışmak berekettir. Bereket kapısının tokmağı, çalışmaktır. Rızkı mümkün mertebe alın teri ile aramak en hoş kulluk hâlidir, ibâdettir. Hazret-i Îsâ (as), her istediklerinde gökten kendilerine taze sofra
Forex, döviz alım satımı değildir. Çünkü bu piyasada bütün işlemler hayalidir. Olmayan bir dövizin hesaba geçirilmesiyle başlatılan işlem, olmayan dövizlerin takasıyla devam eder. Bu hayali alım satımlardan doğan kâr veya zarar gerçekmiş gibi hesaba geçirilir. Şirkete yatırılan para, sadece meydana gelebilecek zararı tahsil için alınan teminattır. Her zaman
Değildir çünkü bugünkü para sisteminde bankanın var olmasında zerre kadar kamu yararı yoktur. Tefeci Fabian’ın kendisinden acil tüketici kredisi isteyen kişiden alacağı faizi haklı çıkaracak hiçbir şey yoktur. Bankaların herhangi bir borçlanma biçiminden aldıkları faizi haklı çıkaracak hiçbir şey yoktur.
2012 ve 2013 yıllarında dolardaki düşüşün devam edeceği tahmin ediliyor. 2012’de yüzde 1.9; daha sonra 2013’te yüzde 2.6. Dolara para yatırmak zarar getiriyor. Ancak, bakarsınız
EujJaKB.
DOLAR ALIP SATMAK HARAM MI? Soru Selamün aleyküm hocam. Çevremdeki bazı arkadaşlarım Doların artışından faydalanmak için paralarını dolara çevirmek ve artıncada bozdurmak istiyor. Ülkemizin durumunuza göz önünde bulundurursak bunu yapmak caiz midir. Yoksa bu şekilde para kazanmak haram mıdır? Cevap Ve aleyküm selam Elden ele olduğu müddetçe döviz ticareti yapmak caizdir. Lakin bugün, Büyük Terörist'in bize dayattığı esaret zincirlerini kırmak adına Dolar satın almanın ahlâki olmayacağını söyleyebilirim.
Kar zarar sistemi üzerine çalışan müesseseleri dinimiz ticari müessese saydığı için helaldir. Para yatırılır ve kar payı olarak verilen kısım da helaldir. Buralardan alınan krediler de caizdir. Devletin bu kuruluşları hukuki olarak koruma altına alması ise daha güzel olmuştur. İnşallah su-i istimalleri ve mağduriyetleri önlemeye vesile olur. Konuyla ilgili şu değerlendirmeyi okumanızı tavsiye ederiz. Özel Finans Kurumları ve Faiz Yasağı Özel Finans Kurumları ÖFK; banka sayılmayan, İslamî esaslara göre fon kabûl edip, kaynak kullandırabilen tasarrufları değerlendirme ve kredi verme yöntemleri olarak faiz yerine kâr-zarar ortaklığı esasın dayalı olarak çalışan kurumlardır. Dünyada “İslamî banka” olarak adlandırılan kuruluşlara ülkemizde Özel Finans Kurumu denmiştir. Faizi haram sayan Müslüman nüfusun giderek artması ve Batı dünyasında da geniş kitleler oluşturması, İslamî finans kuruluşlarının sayısını artırdığı gibi, diğer bankaların da kurdukları hizmet birimleriyle bu kesime hizmet vermesine neden olmaktadır. “İslamî bankacılık,” dünyanın en hızlı büyüyen finans sektörüdür. Halen dünyada faaliyet halindeki 200’den fazla İslamî finans kuruluşu, aktif yatırım büyüklüğü olarak 200 milyar dolarlık bir fon yönetiyor. Ayrıca, bünyelerinde faizsiz bankacılık birimi kuran bankalardan bazıları da şunlardır Citibank-ABD, Goldman Sachs-ABD, HSBC- İngiltere, Deutshce Bank-Almanya, Union Bank of Switzerland-İsviçre, Amro Bank-Hollanda, Kleinwort Benson, ANZ Grindlays Avusturalya, United Bank of Kuwait ve Arab Banking Corporation. Dünyanın en büyük bankaları olan bu kuruluşların hepsi, teşkilatlarında faizsiz’ bankacılığa yer vermiş bulunuyorlar. İslamî bankacılığa başlayan bu tür bankaların listesi her geçen gün uzamaktadır. Türkiye’de yaygın bir inanç olarak faizsiz finans kurumlarının Arap ülkelerinden geldiği düşünülür, oysa ki, bu kurumlara ilişkin yasal alt yapı İngiltere’de faaliyet gösteren İslamî bir kurumun ana sözleşmesi model alınarak oluşturulmuştur. Ülkemizde 1984 yılından sonra 6 ÖFK kurulmuş, bunlardan İhlas Finans Kurumu faaliyetlerine son vermiştir. Halen 5 ÖFK faaliyet halindedir. Kuruluş tarihi sırasına göre Al baraka Türk, Faisal Finans Kurumu, Kuveyt Türk Evkaf Finans, Anadolu Finans Kurumu, Asya Finans Kurumu. ÖFK’Ların Anahtar Özellikleri 1- Faizsizdir interest-free Bu bankaların en ayırt edici özelliği çalışmalarında faize yer vermemeleridir. Yani, sağladıkları kaynaklara faiz ödemezler; kullandırdıkları kaynak için müşterilerinden faiz tahsil etmezler. Zaten kuruluşlarının gerekçesi de, faizli muameleye dini görüşü gereği yer vermeyen insanlara ve bu tür insanların şirketlerine hizmet etmektir. İslamiyet sermayenin üretim faktörlerinden birini teşkil ettiğini ve bir maliyeti olduğunu kabûl eder. Ancak bu faktörün önceden belirlenmiş bir karşılık, yani faiz talep etmesini reddeder. Bir diğer ifadeyle, paraya para kazanmak yasaktır. 2- Ticaretle Bağlantılıdır Trade-related İslam’da faizin haram, ticaretin ve kârın helâl olması bu kuruluşları müşterileriyle ticarî nitelikli iş yapmaya yöneltir. Para ticareti İslâm’da yasak olduğuna göre, kâr etmek için mal ticareti gerekli olur. 3-Sermaye Bağlantılıdır Equity Related Saf İslamî bankacılığın kâr-zarar ortaklığı mudaraba veya sermaye iştiraki muşaraka içerdiği genellikle kabûl gören bir gerçektir. İslamiyet’te sermaye sahibi, girişimcinin uzmanlığı ve çalışması sayesinde meydana getirdiği karı onunla paylaşabilir. Sermayenin getirisi olan kâr unsurunun oranı, yani hangi nispetlerde bölüşüleceği önceden bellidir ancak tutarı belirsizdir. 4- Yatırımlar ahlâka uygun konularda yapılmalıdır Ethical investments Yatırımlar; sadece İslam dininin yasaklamadığı konular çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Bu bağlamda İslamî yatırım Çevre dostu, sadaka verici, toplum iştirakini sağlayıcı, insanî değerlere saygılı, porno, silahlanma, alkol ve kumarı dışlayan yatırımlar olmalıdır. ÖFK’nın başlıca ürün ve hizmetleri 1- Mudaraba ve Muşaraka Fon kullandırma bakımından İslamî bankacılığın özünü oluşturan yöntemlerdir. Ancak getiri sağlamada uzun vadeli olduğundan, bu muamelelere yeterli oranda yer verilemektedir. Mudaraba ve Muşarakanın şeriatı uygunluğu tartışılmaz bir hususdur. 2- Leasing İşlemleri Finansal kiralama kanununa uygun olarak yapılan leasing işlemleri makine ve teçhizatın kurumca satın alınarak müşteriye kiralanması ve bedelinin taksitler halinde geri alınması işlemidir. Bizce faiz yasağı kapsamı dışındadır. 3- Murabaha Bu yöntemde müşterinin ihtiyaç duyduğu hammadde, makine onun namına satın alınır ve üzerine bir kar koyarak müşteriye devredilir. Mal bedeli müşteri tarafından ÖFK’ya taksitler halinde geri ödenir. Murahabanın örtülü faizi içerdiği, normal ticarette bulunması gereken risk faktörünü içermediği, getirinin önceden belli olması nedeniyle ticarî kârdan ziyade faize benzediği ileri sürülmektedir. Bu tenkitleri haklı görmenin mümkün olmadığını düşünmekteyiz. Şöyle ki; • Murahaba şekil olarak sipariş üzerine yapılan bir ticarettir ve bu şekilde ticaret her piyasada yaygın bir uygulamadır. • Fiyatlamada kullanılan maliyet artı cost plus yöntemi normal ticarette sık kullanılan bir metottur. Ticarette satıcının maliyetin üzerine belirli bir yüzde kar payı koyması son derece olağandır. Yani kar marjı önceden bellidir. • Murahabanın normal ticaretteki riski içermediği iddiası da doğru değildir. Çünkü aynen normal ticarette olduğu gibi alıcının müşterinin ödememe riski vardır. Buna literatürde piyasa riski veya karşı taraf riski denir. Murahabadaki vade farkının diğer bankalardaki faiz oranı civarında seyretmesi nedeniyle aslında örtülü faiz olduğu çok tenkit edilen hususlardan biridir. Bizce bu eleştiri de yersizdir. Çünkü piyasadaki her tüccar, peşin fiyatın üzerine vade farkını koyarken enflasyon oranını hesap etmek zorundadır. Bu oranın altındaki vade farkı satıcıyı zarar ettirir. Aynı şekilde ÖFK’lar da murahaba işleminde maliyet bedelinin üzerinde en az enflasyon oranı kadar vade farkı koymak durumundadır. Enflasyon oranı ise faiz oranını belirleyen başlıca unsurdur ve faizle az çok paralel seyreder. Dolayısıyla vade farkı ile faiz oranının birbirine yakın olması doğal, hatta ekonomik bir zarurettir. Bu nedenle, vade farkının faiz oranına yakın olması murahaba işlemine faizli işlem niteliğini kesinlikle kazandırmaz. Yukarıda belirttiğimiz gibi; özel finans kurumları faize dayalı bir ekonomide faaliyet göstermektedirler; fon kullandırmadaki fiyatlamaların mevcut faiz oranından etkilenmemesi mümkün değildir. Bu açıklamalarımız aynen leasing işlemleri için de geçerlidir. 4- Mal Karşılığı Vesaikin Alım-Satımı Özel Finans Kurumlarına ait fon kullandırma şekilleri arasında “gri alan” oluşturan bir yöntemdir. Vadeli olarak gerçekleştirilmiş bir ihracat partisine ait belgeler, ihracatçıdan peşin para karşılığı satınalınır; sonra aynı ihracatçıya vade farkı eklenerek geri satılır, bedeli taksitlerle geri alınır. Örneğin, 50 bin dolarlık vesaiki, kurum müşteriden 45 bin dolara satın alır ve bu tutarı kendisine peşin olarak öder; aynı anda belgeleri ona vadeli olarak 50 bin dolara geri satar. 5 bin dolar kurumun kârı, müşterinin maliyetidir. Ne kadar iyi niyetle bakılırsa bakılsın, bu işlemin bir iskonto muamelesi olduğunu göz ardı etmek çok güçtür. Gerçi, söz konusu belgelerin malı temsil ettiği ve alınıp satılanın murabahada olduğu gibi, ticarî bir mal olduğu, kısaca yapılan işin ticaret olduğu iddia edilebilir. Ancak, böyle bir savunmasının geçerliliği çok tartışmalıdır. Çünkü bu muameleye konu olan ihracat, bitmiş bir ihracattır. Mal, Türkiye gümrüklerinden çıkmış, muhtemelen alıcının bulunduğu ülkeye vararak, gümrükten geçmiştir veya en azından Türkiye sınırları dışında bir yerde yoldadır. Her hâl ve kârda, söz konusu belgelerdeki malın mülkiyeti artık ihracatçıda değildir. Ancak, ihracatçı alacaklı durumdadır ve bu belgeler arasında bulunması gereken, lehine düzenlenmiş bir poliçe veya senet alacağının kanıtıdır. Kurumun satın aldığı ve geri sattığı belge, malın kendisi olmadığına göre, malla ilgili alacağın kanıtıdır. İhracatçının vadeli alacağı bugünden kendisine ödenmiş ve karşılığında bir bedel tahsil edilmiştir. Başka ifadeyle, müşteriye zaman satılmıştır. Bunun finanstaki ismi paranın zaman değeridir ve karşılığında alınan, verilen faizdir, ribadır. Yabancı ithalatçının ve bazen de ayrıca kefil olan bankanın imzasını taşıyan poliçe veya senet bir finans enstrümanıdır. Bu belge ithalatçı tarafından nakit ödemeye bir alternatif olarak düzenlenir. Yani, dışalımcı malın mülkiyetinin kendisine aktarılması karşılığında, böyle bir borç belgesi düzenlemiştir. Bu senet iki amaca hizmet eder a- Sözkonusu dış ticaret işleminden doğan borç-alacak ilişkisini kanıtlar. b- İhracatçının, vadeyi beklemeden ihracat bedelini bir banka veya mali kurumda iskonto etmek suretiyle nakde kavuşmasını sağlar. Buradan çıkacak bir sonuç; ÖFK’nın bitmiş sevk sonrası ihracatı değil, hazırlık aşamasındaki sevk öncesi ihracatı desteklemeye uygun yapıda olduğudur. İhraç edilecek malın bünyesine girecek ham madde ve ara mallar ihracatçıya murabaha yoluyla kazandırılabilir. Veya hazır bir mamûl malın ihracatı söz konusu olduğu hallerde, bu mal yine murabaha yöntemiyle ihracatçıya satılabilir. Hizmet ve Ürünlerin Fiyatlaması ÖFK’lar tarafından sunulan hizmet ve ürün fiyatlarının pahalı olduğu, ticarî bankalardan daha yüksek fiyatların müşteriyi zaman zaman hoşnutsuzluğa hatta hayâl kırıklığına uğrattığına şahit oluyoruz. Bazı kimseler yüksek fiyatlamanın bu kuruluşların İslamî özelliğini zedelediğini ve dini bakımdan faizli bankalar mesabesine getirdiğini ileri sürer. Önce, şunu belirtelim ki; yüksek fiyatlama İslamî bakımdan sağlıklı bir muameleyi faizli muameleye dönüştürmez. Örneğin; ÖFK tarafından verilen bir teminat mektubu şer’en hiçbir mahsur taşımaz. Bu hizmet karşılığı alınan komisyon da doğal olarak helâldir. Komisyon oranının yüksek oluşu teminat mektubu işlemini haram bir muameleye haline getirmez. Ancak, yüksek komisyon veya ücretle ilgili olarak müşterinin istismar edildiği, güvenin kötüye kullanıldığı ve yapılan hizmete göre alınan karşılığın aşırı olduğu gibi tenkitler yöneltilebilir. Diğer taraftan, fiyatlamada aşırılık bir ÖFK’nın yüksek maliyetle çalıştığının veya yanlış bir pazarlama politikası yürüttüğünün kısaca bir yönetim zaafı içinde olduğunun göstergesi sayılabilir. Komisyon ve ücretlerin hangi düzeyde makûl sayılacağını belirleyecek olan piyasa koşulları ve rekabettir. Teorik olarak, rakiplerine göre fazlaca pahalı kalan ÖFK rekabette geri kalır, pazar payı azalır. Bu o kuruluşa piyasanın vereceği cezadır. Teori böyle olmakla beraber, ÖFK ile ticarî bankalar arasında müşteri nezdinde gerçek bir rekabet olduğunu söylemek zordur. Çünkü ÖFK müşterisinin tercihinde rol oynayan motivasyon dinidir. Bu kurumların müşterisi ÖFK’na aslında daha ucuz hizmet almak için gelmez, ihtiyacı olan bankacılık hizmetini alırken İslamiyet’e uymanın huzuru da tercihinde büyük rol oynar. Dolayısıyla, rekabet ancak ÖFK’nın kendi aralarında olabilir. Bu gerçek karşısında, ÖFK müşterilerine fiyat ve ücret tarifesi uygularken işin bu yönünü nazara alarak kendilerine normal kâr sağlayacak şekilde fiyatlama politikaları yürütmeleri gerekir.
Dolar ve altın yatırımlarını birbirinden ayıran en temel unsur altının daha uzun vadeli bir yatırım aracı olması, doların ise nispeten daha kısa süreli bir araç olmasıdır. Her ne kadar bu yönüyle ayrılsalar da yeni dönemdeki riskler he ikisinin yatırım amacını değiştirebilir. Son yıllarda küresel piyasalarda ve ekonomide yaşanan değişimler yatırımcıları altına yönlendirmiştir. ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşları, Brexit süreci ve bölgesel çatışmalar altının yeni dönem için kendi yatırım alanını koruması beklenmektedir. Altın grubu genellikle uzun vadeli yatırım yapmak isteyen kişiler için en avantajlı yatırım araçlarından biridir. BANKALARIN ALTIN HESAPLARI KAZANDIRIR MI? Altın yatırımı için özellikle son yıllarda bankaların yatırımcılara sunduğu altın hesapları önemli bir avantaj sağlamaktadır. Altın mevduat hesaplarının geniş bir kitle tarafından tercih edilmesi altın yatırımına olan talebin artmasına da neden olmuştur. Altın hesapları yarıca faiz ve kar payı seçenekleri sayesinde birikimlerin normalden çok daha hızlı değerlenmesine neden olmaktadır. Türkiye'deki yatırımcıların büyük bir bölümü altının özellikle belirsizlik dönemlerinde değer kazanmasına bağlı olarak yüzleri güldürmüştür. Eski usul yastık altı altınların yanı sıra bankaların veya diğer finans kuruluşlarının altın hesaplarından yararlanarak altın yatırımını daha güvenli ve karlı şekilde yapmanız mümkündür. Altın birikimlerini yatırıma dönüştürmek için en karlı araçlar altın hesaplarıdır. Güvenli ve hızlı bir şekilde alım – satım işlemleri gerçekleştirilebildiği için olası risklere karşı diğer yatırım kanallarına göre altın hesapları yatırım yapmak isteyen kişiler için daha karlı olabilir. BANKADA ALTIN HESABI NASIL AÇILIR? Yatırımlarını bir altın hesabı açarak değerlendirmek isteyenler altın hesabı nasıl açılır sorusuna yanıt arıyor. Altın hesabı açmak için vatandaşlar iki farklı yöntemi kullanabiliyor. Bunun için ilk olarak hesabın açılacağı bankanın faiz oranları ve sunduğu imkanlarla ilgili bir araştırma yapılıyor. Banka seçimi yapıldıktan sonra o bankanın müşterisi olunuyor ve banka şubesine giderek ya da ilgili bankanın internet bankacılığı veya mobil uygulaması aracılığı ile altın hesabı açma işlemi yapılabiliyor. Hesabın açılacağı bankanın müşterisi olmayan kişilerin altın hesabı açma işlemi için mutlaka banka şubesine gitmesi gerekiyor. Vatandaşlar, isterlerse sahip oldukları altın, yüzük ya da bilezik gibi ürünlerle de bankada hesap açtırabiliyor. Bunun için banka eksperleri ürünleri kontrol ediyor ve bir sorun olmadığı tespit edildiğinde hesap açma işlemi gerçekleştiriliyor. Altın hesabı vadeli ve vadesiz olacak şekilde iki türde açılabiliyor. İşlem öncesinde altın hesabı faizi ne kadar konusunda da bilgi almak gerekiyor. Vatandaşlar tarafından en az kaç gram altın ile hesap açılacağı da merak ediliyor. Ancak bu sorunun cevabı bankadan bankaya değişiyor. Ağırlıklı olarak ise en az 10 gram altın koşuluyla hesap açılabiliyor. Konuyla alakalı detaylı bilgi almak için bankalarla iletişime geçmek gerekiyor. DOLARDA BELİRSİZLİK DEVAM EDİYOR Döviz yatırımı altına oranla daha kısa vadeli kazanç için karlı bir araç olabilir. Ancak iç ve dış piyasalardaki belirsizlik şuan için dolar yatırımını da riskli bir hale getirmiştir. Özellikle ABD ve Çin ticaret savaşları, TCMB ve FED'in tutumu ve küresel çapta yaşanan siyasi ve ekonomik krizler döviz yatırımında belirsiz bir havanın hakim olmasına neden olmuştur. Dövizde özellikle dolar kurunda yaşanan bu belirsiz havanın dağılması, istikrarlı bir sürece girmesi dolar yatırımını daha karlı bir hale getirebilir. Uzmanlara göre bu dönemde ve her dönemde altın yatırımı yapmak uzun vadede yatırımcıların yüzünü güldüren en temel araçlar arasında ilk sırada gelmektedir. YATIRIMCI DOLARDA MI KALMALI, TL MEVDUATA MI GEÇMELİ? Yerli emeklilik ve yatırım fonları hisse senedi topluyor. Yabancı payındaki azalmaya rağmen gerek bireysel yatırımcı gerekse yerli kurumsal yatırımcıların alımları borsayı zirvede tutuyor Yatırım ve emeklilik fonlarındaki hisse oranları en yüksek seviyelerinde bulunuyor. Yatırım fonlarındaki hisse oranı yüzde çıkarken emeklilik fonlarındaki oran yüzde Geçtiğimiz yılın en fazla kazandıran yatırım fonları portföylerinde petrol sektörü hisselerini artırdı. Pandemi döneminden en fazla etkilenen ve fiyatı düşük kalan bu hisselerin fon portföylerindeki ağırlıkları artmaya başladı. Petkim ve Tüpraş fon portföylerinde ağırlık olarak yükselirken perakende sektöründen Migros ilgi görüyor. Hisse senedi riskini almak istemeyen birikim sahipleri, fonlar aracılığıyla borsadaki çıkıştan istifade ediyorlar. Fonlar, şimdilerde ağırlıklı olarak sektörlerinde düşük kalan hisselere yöneliyor. Ülkelerin CDS oranı ise yurtdışına ihraç edilen tahvil ve bonoların ana para veya faizlerinin, ödenmeme riskini gösteriyor. Oranın aşırı yükselmesi riskin de artması anlamına gelirken beraberinde daha yüksek faizle borçlanmaya yol açar. NOT KADAR ÖNEMLİ Türkiye gibi yatırım yapılabilir notu olmayan ülkeler için bu oran çok daha fazla önem taşır. Pandemi döneminde Türkiye'nin CDS oranı 643 seviyesine kadar yükseldi. Sonrasında gerilese de ağustos ayında ikinci pandemi dalgası ile seviyesinde bulunuyordu. 600'lü seviyeler borsada yabancıların hisse senedi ve tahvil piyasalarında aşırı satışlarının tetikleyicisi oldu. DOLAR/TL 7 SINIRINA ÇOK YAKIN IKON Menkul tarafından hazırlanan raporda ise şu ifadeler kullanıldı "Son 7 ayın en düşük seviyelerine gerileyen USDTRY paritesi dün destek bölgesi sınırını test etti. Bu bölge yükselen hareketin % fibonacci bandı olması açısından önemli. Bu seviye altına gerilemesi halinde TL lehine işlemler hız kazanabilir. Diğer yandan RSI14 göstergesinin günlük grafikte 30 aşırı satım bölgesi altında seyrettiği paritede olası yaşanabilecek tepki alımlarında ise alçalan takozun üst bandı ve seviyesi ilk direnç bölgeleri olarak izlenebilir." ALTIN KRİTİK DİRENÇ BÖLGESİNİ AŞMAKTA ZORLANIYOR Vakıf Yatırım tarafından hazırlanan analizde ise şöyle denildi "ABD'de açıklanan enflasyon verisi, son dönemde enflasyon beklentileri ile prim yapan değerli metaller için bir miktar negatif görünürken, ons altın kritik direnç bölgesini aşmakta zorlanıyor. Dün yaşanan geri çekilmenin ardından sabah saatlerinde ilk destek olarak izlediğimiz seviyesi civarında işlem gören ons altında, bu seviyenin altında satışların hızlandığını görebiliriz. Aşağıda ve diğer destek seviyeleri olarak takip edilmelidir. seviyesi aşılmadığı sürece dalgalı seyrin devamını bekliyoruz. Geçen yıl altın fiyatlarının yükselişinde önemli paya sahip olan ETF alımları son günlerde zayıflamaya devam ediyor. Ons altında anlamlı bir yükseliş için, teşvik paketiyle ilgili belirsizliklerin ortadan kalkması ve dolar endeksinde tekrar aşağı yönlü seyrin hız kazanması belirleyici olacaktır." ONS ALTINDA YÖN AŞAĞIDA İntegral Yatırım Menkul tarafından ise şöyle denildi "Ons altında işlemler bu sabah forex piyasasında 1823 seviyesi yakınlarından geçiyor. Ons altın bu hafta seviyesine kadar geriledikten sonra gelen tepki ile yükselen dolar endeksi karşısında değer kaybediyor. Powell'ın istihdam piyasası hakkında yaptığı yorumlar dolara güç vermeyi sürdürüyor. Dün ABD'den gelen haftalık işsizlik başvurularının beklentileri aşması da Powell'ın açıklamalarını destekler ve ons altını baskılar nitelikte oldu. Dolar endeksi bu sabah seviyesi yakınlarında. 10 yıllık tahvil faizi ise seviyesinde bulunuyor. Bugün piyasalarda ABD'den gelecek tüketici güveni verisi ve Euro Bölgesi'nden gelecek sanayi üretimi verileri takip edilecek. Teşvik paketi ve koronavirüs ile ilgili gelişmeler piyasaların odağında olmaya devam edecek. Teknik Analiz Dünü 22 günlük ortalamanın altında tamamlayan değerli metalde görünüm zayıflıyor. Ons altında 50 haftalık ortalamaya denk gelen 1814 seviyesi altında kapanış gerçekleştirilmesi halinde aşağı yönlü eğilim kuvvetlenebilir. Düşüşün devamı halinde 1800 seviyesi güçlü psikolojik destek olarak karşımıza çıkıyor. Bu seviye yakınlarına gerileme kaydedilmesi halinde tepki alımlarına karşı dikkatli olmakta fayda var. 1800 seviyesi yakınlarında stop loss belirlenerek long pozisyon denemesi yapılabilir. Buna karşın bu seviyenin altına sarkma halinde düşüş hız kazanabilir. Olası yükselişlerde 22 günlük ortalamaya denk gelen 1840 seviyesi direnç olarak karşımıza çıkıyor." Haberler Ekonomi Dolar mı? Altın mı? Hangisine yatırım yapmak daha mantıklı? Bankaların altın ve dolar hesapları kazandırır mı?
dolara para yatırmak haram mı