🐯 8 Yaş Erkek Çocuğu Fiziksel Gelişimi

8Yaş Sosyal ve Duygusal Gelişimi: 8 yaşındaki çocuklar etrafla olan iletişimlerinde, çeşitli konulardaki fikirlerini ve görüşlerini paylaşmaktan çok keyif alırlar. Öz benliklerine çok düşkündürler, zayıflıklarının ifade edilmesine sinirlenerek tepki verebilirler. 6yaş – 12 yaş arası: 6. yaşta üçgeni, 7 yaşta ise pırlanta şeklini kopyalayabilir. Harfleri yazmaya başlar. Ayakkabılarını bağlar. İnsan olduğu belli olan bir çöp adam çizer. Erkekler kızlardan genellikle daha ağır olur. 11. yaşta kalıcı dişlerine kavuşur. Bisiklete biner. Bir ayaktan ötekine geçip zıplayabilir. ÖğrGör.Dr. Elif BOZYİĞİT Güz 2013-2014 f Spor, büyüme çağındaki çocuklar için hem bedensel sağlık ve fiziksel gelişme yönünden, hem de iyi bir kişilik oluşması ve ruh sağlığı bakımından yararlı ve gereklidir. Spor yapmayan, dengesiz beslenen çocuk ve gençlerin sağlıklı bir gelişim süreci geçirmeleri zordur 6 Fiziksel temas düzeyinizi artırın. Çocuğunuzun bedensel sınırlarına ve ihtiyaçlarına saygı duyarak, çocuğunuza sarılın ve sevginizi gösterin. 7) Çocuklar etraflarındaki yetişkinleri örnek alır. Bu nedenle kendi duygu, düşünce ve davranışlarınızın farkında olun, sakin ve iyimser kalmaya gayret edin. sağlıkve fiziksel gelişme yönünden, hem de iyi bir kişilik oluşması ve ruh sağlığı bakımından yararlı ve gereklidir. Spor yapmayan, dengesiz beslenen çocuk ve gençlerin sağlıklı bir gelişim süreci geçirmeleri zordur. Bir çok spor dalında şampiyonlukların giderek daha Fizikselaktivite her yaş düzeyindeki bireyleri sağlık açısından etkileyen önemli bir faktördür. Rekreatif açıdan yapılan fiziksel aktivite bireyin kemik sağlığı, kardiyovasküler fonksiyonların gelişimi (Dimeo, F., 2012), kan yağlarının (Kolesterol, trigliserid vb.) uygun seviyede tutulmasını destekler (Kelley, G. A ÇOCUKGELİŞİMİ VE EĞİTİMİ FİZİKSEL GELİŞİM. 1. FİZİKSEL GELİŞİM • 1.1. Tanımı ve Önemi • Fiziksel gelişim: Bedeni oluşturan tüm organların gelişmesi, boyun uzaması, • kilonun artışı, kemiklerin gelişimi, dişlerin çıkması ve değişmesi, kas, beyin ve tüm sistemler (sinir, sindirim, dolaşım, solunum 13aylık bebek gelişiminde boy ve kilo da takip edilmesi gereken alanlardır. 13 aylık bebek kilosu erkek bebeklerde 10,5 kız bebeklerde ise 9,5tur. 13 aylık bebek boyu ise erkek bebeklerde 79 santim, kız bebeklerde 77,5 santimdir. Bir yaşına giren çocuk artık oldukça hareketlidir ve anne-babadan bağımsızlaşmaya Gelişimianlayabilmek ve yorumlayabilmek için bu ilkelerin dikkate alınması gerekir. Bu ilkeler şu şekilde sıralanabilir: - Gelişim, biyolojik faktörlerden ve çevreden etkilenir. - Gelişimde bireysel farklılıklar vardır. - Gelişimde kritik dönemler vardır. - Gelişimde bir sıra vardır. * Gelişim baştan ayağa doğrudur. CILx7. 6 yaş çocuğu okula yeni başladığı bu dönemde zihinsel ve duygusal olarak daha olgun olduğu bir yaştadır. Bir yetişkin düzeyinde olmasa da 6 yaş gelişim özelliklerinin de etkisiyle dünyaya geniş bir perspektifle bakmaya ve başkalarının duygularını anlamaya başlar. Arkadaşlarıyla iş birliği içindedir, dikkat süresi uzundur ve direktifleri çok daha iyi anlar. Bu yazımızda 6 yaş özelliklerini tüm detaylarıyla ele aldık, keyifle oku! 6 yaş gelişim özellikleri Çocukların yaşadıkları gelişimsel özellikler ve değişimler her çocuğa göre kişisel farklılıklar gösterebilse de genel olarak tablonun seyri benzerdir. Bu değişimleri bilmen hem kaygılarını gidermeni hem de çocuğuna destek olmanı sağlar. 6 yaş çocuğun hem bilişsel hem fiziksel özellikleri hem de motor becerileri bakımından belli bir yetkinliğe ulaştığı bir dönemdir. Hadi birlikte bu dönemi daha yakından inceleyelim. 6 yaş bilişsel gelişim özellikleri 6 yaş çocuğunun zihin gücü ve belleği gelişmiş bir seviyeye gelir ve çocukta somut düşünce hakimdir. Artık sayıları ve kelimelerin anlamlarını canlandırabilecek zihinsel gelişmişliktedir. Direktifleri ve kuralları çok daha iyi bir şekilde anlar ve uymaya çalışır. Arkadaşlarıyla kural içeren oyunları daha sorunsuz bir şelişde oynayabilir. Soyut düşünme becerisi gelişmediği için anne, baba ya da öğretmen tarafından getirilen sınırların nedenini çok iyi idrak edemeyebilir ancak bu sınırın sebebi açıklanırsa durumu anlayabilir. His ve heyecanının etkisinde kalarak yargıya varır, henüz olayları objektif olarak eleştiremez. İyi-kötü ve doğru-yanlış gibi kavramların arasında çok keskin ayrım yaptığı için birinin yanlış bir şey yaptığını düşünüyorsa bunu direkt söyleyebilir. Duygularıyla düşünür. Kendini sık sık över, bu dönemin sonlarına doğru kendi kusurlarını görmeye başlayıp kendisini eleştirir. Detaylıca yazdık Yaşlara Göre Çocuklarda Bilişsel Gelişim Özellikleri 6 yaş fiziksel gelişim özellikleri 6 yaşındaki çocuğun kilosu kaç olmalı, söyleyelim. 6 yaşındaki kız çocuğunun kilosu ortalama 19-20 kg, boyu ise ortalama cm’dir. 6 yaşındaki erkek çocuğunun kilosu ortalama kg, boyu ise orrtalama cm’dir. Bunları da öğren Çocuklarda Sosyal Duygusal Gelişim Özellikleri 6 yaş motor gelişim özellikleri El-göz koordinasyonu güçlenmiştir. Oyun oynarken elindeki topu arkadaşının bulunduğu yere daha isabetli bir şekilde atabilir. Makas gibi aletleri kullanma konusunda daha beceriklidir. Harfleri yazma ve bir şeyler çizme konusunda daha başarılıdır. Çizdiği şeyin ne olduğu anlaşılabilir. Ayakkabılarını bağlamakta gelişim gösterebilir. Düğmelerini daha kolay şekilde açıp kapatabilir. 6 yaş çocuğu gelişim özelliklerinden biri de çocuğun koşma, zıplama ve atlama gibi faaliyetlerde daha fazla beceri göstermesidir. Kaba motor gelişiminde meydana gelen ilerlemeler sayesinde top atma, fırlatma ve ip atlama gibi aktivitelerde daha başarılıdır. Oku Çocuklarda Motor Gelişimi Nasıl Desteklenir? 6 yaş dil gelişim özellikleri 6 yaş çocuğun özelliklerinden biri zengin bir dile sahip olmasıdır. Çok fazla kelime öğrenir. Sessiz okuması, sesli okumasına göre daha hızlıdır. Toptan görüş hakim olduğu için okumaya harflerden başlamak yerine, anlamlı cümlelerden okumaya başlaması daha uygun. Bu yaşın sonuna doğru yabancı dil öğrenmeye hazırdır. Anlattık Çocuklarda Dil Gelişimini Desteklemenin Yolları 6 yaş sendromu ne demek? 6 yaş ergenliği denilen bir gerçek var. Kişiliğin yeniden yapılandırıldığı bu dönem, aileler tarafından bir sendrom gibi adlandırılsa da psikolojide böyle bir sendromdan bahsedilmiyor. Ancak 6-8 yaş dönemi çocuklarda bazı davranış zorluklarına yol açabiliyor. Çocukta dünyayı algılama, öfkelenme, aile ile çatışma ve mutsuzluk gibi durumlar baş gösterebiliyor. Bu noktada çocuğuna ılımlı bir şekilde yaklaşım göstermeli ve bunun doğal bir süreç olduğunu unutmamalısın. Bu da ilgini çekebilir 6 Yaşındaki Çocuğa Ölüm Nasıl Anlatılır? 6 yaş çocuğa nasıl davranmalı? Çocuğunun başarılarını değil, çabasını takdir etmelisin. Sana yönelttiği sorulara usanmadan cevap vermelisin. 6 yaş çocuğu nasıl eğitilir, her yaşta olduğu gibi elbette kitaplarla. Kitap okumayı seven ve çocuğuna rol model olan bir ebeveyn ol ki çocuğun da yeni bilgiler edinme ya da yeni maceralar okuma merakı olan bir birey olsun. Çocuğunu yaşıtlarıyla kıyaslamamalısın. Başladığı işi bitirmesi için onu desteklemelisin. Düşmesine, pislenmesine ve oyuncaklarını söküp yeniden birleştirmesine izin vermelisin. Çocuğunun doğada zaman geçirmesi için onu bol bol teşvik etmelisin. İsteklerinin arkasından gitmesi için çocuğunu yüreklendirmelisin. Mutlaka oku Adem Güneş'ten Ebeveynlere Çocukları İçin Tavsiyeler İçerikler8 Yaşındaki Çocuğun Fiziksel Gelişimi8 Yaşındaki Çocuğun Psikolojisi8 Yaşındaki Çocuğun Yapması Gerekenler8 Yaşındaki Çocuğa Nasıl Davranılmalı8 Yaş Depresyonu8 Yaş Sendromu Nedir Belirtileri Nelerdir 8 YAŞ ÇOCUK GELİŞİMİ 8 yaşındaki çocuk genellikle öğrencisidir. Hareketli olan bu çocukların el-kol becerileri gittikçe gelişmiştir. Fiziksel gelişimlerine paralel olarak zihinsel, bilişsel, duygusal ve sosyal beceri gelişimlerini de desteklemek gerekir. 8 Yaşındaki Çocuğun Fiziksel Gelişimi Çocukların bu dönemdeki gelişimlerinin önceki yaşlarına kıyasla daha yavaş olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 8 yaş kız ve erkek çocuklarının boy ve kiloları ile ilgili ortalama değerler verilmiştir. 8 yaşındaki kız çocukları ortalama olarak cm uzunluğundadır ve 25 kilogramdır. Aynı yaş grubundaki erkek çocukları ise yaklaşık 127 cm uzunluğundadır ve 25 kilogramdır. Ortalama değerler bu şekilde olsa da her çocuğun gelişiminin birbirinden farklı olduğu bilinmelidir. Kaba motor ve ince motor becerilerinde de gelişiminin devam ettiği görülmektedir. 8 yaşındaki çocuklar günlük hayatlarında daha hareketlidirler. Bu yaştaki çocukların el-göz koordinasyonları daha gelişmiş olduğundan boyama kitaplarındaki resimleri daha düzgün boyadıkları fark edilmektedir. Çocuk sağlığı incelendiğinde ise çocukların ana dişlerinin çıkmaya başladığı görülmektedir. 8 Yaşındaki Çocuğun Psikolojisi Okul öncesi eğitimi geride bırakan çocuklar birkaç sene önce ilkokula başlamışlardır ve birkaç senedir akademik bir sürecin içerisindelerdir. Hayatlarındaki bu değişiklikle paralellik gösteren 8 yaş çocuk psikolojisinde bilişsel ve duygusal olarak da değişiklikler olmaktadır. Yaklaşık 6-7 yaşlarında somut işlemler dönemine giren çocuklar bu yaşta da somut işlemler dönemin içerisindelerdir. Bilişsel becerileri önceki yaşlara göre daha gelişmiştir. Mantık çerçevesinde düşüncelere sahiptirler. Nesnelerin konumu ve fiziksel özellikleri hakkında daha doğru kanıya varabilirler. 8 yaş çocuk psikolojisi sosyal olarak değerlendirildiğinde ise yaşadıkları durumlara ve olaylara göre gayret veya aşağılık duygusu geliştirdikleri görülebilmektedir. Üretkenliklerinin ve çabalarının çok olduğu bu dönemde gayretlerinin övülmesine dikkat edilmelidir. Övme konusunda odak noktası başarıları olmamalıdır. Başarıdan ziyade başarıya ulaşmak için gösterdikleri uğraşa ve sürece odaklanmak gerekmektedir. Bu şekilde davranıldığında ileriki yaşlarında istediklerini elde etmek için çabalayan çocuklar ve yetişkinler olmalarına yardımcı olunur. Sadece başardığı zamanlar övülen çocuklar, başarmak için gösterdikleri çabanın anlamsız olduğunu düşünebilirler. Önemli olanın başarmak veya başarmamak olduğuna dair inanç geliştirebilirler. Bazı çocuklar için başarısız oldukları zamanlardaki duygularıyla nasıl baş edeceklerini öğrenmek zor olabilir. Başarısız oldukları zamanlarda gayretleri görülmeyip takdir edilmeyen çocukların aşağılık duygusu geliştirebileceği bilinmektedir. Bir gruba ait olma ihtiyacı hissedebilirler. Bu gruptaki kişiler bu yaş döneminde genellikle aynı cinsiyete sahip oldukları aynı yaşlardaki arkadaşlarıdır. Bu arkadaşlarıyla paylaşım yapmaktan keyif alırlar. 8 yaş dolaylarındayken o kişilerin düşünceleri onlar için daha değerli hale gelmeye başlamıştır. Davranışlarını ve düşüncelerini arkadaşlarına göre şekillendirdikleri görülebilmektedir. Duyguları değişiklik gösterebilir. Mutluyken birden öfkelenip kaba davranışlar gösterebilirler. Bazı zamanlarda aceleci oldukları görülebilir. Bu dönemde benmerkezcilikleri azalmıştır ve empati yetenekleri önceki yaşlara göre daha gelişmiştir ancak hala soyut kavramları anlamlandırmakta zorluk çekerler. Kurallara daha uyumlu oldukları görülebilmektedir. 8 Yaşındaki Çocuğun Yapması Gerekenler Bu yaş dönemindeki çocukların dil gelişimleri değerlendirildiğinde konuşmalarının düzgün organize edildiği ve dil kurallarına uygun olduğu dikkat çekmektedir. Kelime hazineleri gelişmiştir. Bu gelişimi destekler nitelikteki bir aktivite olan kitap okuma yaptıkları görülür. İnce motor becerileri daha da gelişmiş olduğundan daha çok el-göz koordinasyonu gerektiren işleri yapabilirler. Ayakkabı bağcıklarını bağlayabilirler. Boyama kitaplarındaki resimlerinin genelini daha özenli boyadıkları görülür. Kaba motor becerileri gelişmiş olduğundan günlük hayatlarında daha hareketli olan bu yaştaki çocukların, oyunlarının da daha hareketli ve enerjik olduğu görülmektedir. Farklı oyunlar oynamaya açıktırlar. Bilişsel olarak da gelişimleri devam eden çocuklar, basit matematik işlemlerini yapabilirler. Geriye doğru sayabilirler. 8 Yaşındaki Çocuğa Nasıl Davranılmalı Bilişsel becerilerine yardımcı olan kitap okuma gibi etkinlikler yapması için destek verilmelidir. Gerekirse birlikte kitaplar okunmalıdır. Bilişsel becerilere zarar verebilecek aktivitelerden kaçınması sağlanmalıdır. Örneğin, tablet, televizyon ve telefonla geçirdiği zamanlar kontrol altına alınmalıdır. Bu aktivitelerin yerine aile bireyleri veya sevdiği kişilerle arasındaki iletişimi güçlendirebilecek aktiviteler koyulabilir. Ebeveyn ve çocukla arada kurulan ilişkinin ona iyi gelecek ve ihtiyacı olan ilişki olup olmadığına dikkat edilmelidir. Aradaki iletişim ve ilişkiyi kuvvetlendirmek için birlikte paylaşımlar yapılabilir. Bu paylaşımlar kutu oyunları gibi ailecek yapılabilen aktiviteler aracılığıyla olabilir. Aradaki iletişimde onun duygularını ve düşüncelerini ifade etmesine izin verilmelidir. Bu duygular ve düşünceler kabul edilmelidir. Hangi koşulda olursa olsun çocuğun kabul göreceği cümleler ve tutumla belli edilmelidir. Kendi sorumluluklarını alması destek verilmelidir. Birey olduğu bilinci, yapılan davranışlarla yansıtılmalıdır. Onun birey olma yolunda herhangi bir konuda öğrenmek istediği olduğu zaman onu ikna edecek şekilde açıklamalar yapılmalıdır. Sorularını cevaplamaktan kaçınılmamalıdır. Soruların cevapları doğru bir şekilde öğrenilip anlatılmalıdır. Çocuğun ebeveynleri tarafından cevapları bilinmeyen soruları varsa o konuyu tam olarak bilmediğinizi ve öğrenip ona söyleyebileceğinizi aktarabilirsiniz. Kendi ilgi alanlarına ve hobilerine saygı gösterilmelidir. Hangi alanlarla ilgilenmek istiyorsa onun ayrı bir birey olduğu bilinciyle yaklaşılarak ona destek verilmelidir. İsteklerine ulaşmak için gösterdikleri gayret övülmeli ve teşvik edilmelidir. 8 Yaş Depresyonu Bazı aileler tarafından çocuk psikoloji içinde 8 yaş depresyonu olan bir dönemin olduğu düşünülse de böyle bir depresyon gelişim dönemi özellikleri içinde görülmez. Her 8 yaşındaki çocuk depresyona girecek diye bir durum söz konusu değildir ancak her yaş çocuklarda olabileceği gibi bu yaştaki çocuklar da depresyona girebilir. Eğer çocuğunuz günlük olarak yaptığı aktiviteleri yapmak istemiyorsa ve bunları önceden yaparken keyif alıyorken şu anda almıyorsa; öz bakımını sağlayamıyorsa; sürekli olarak huzursuz, mutsuz ve umutsuz hissediyorsa; ağlamaları arttıysa ve davranışları öncekilerden farklılaştıysa bir uzmanla görüşüp yaşadığı durumun depresyon olup olmadığıyla ilgili bilgi almak gerekmektedir. Eğer uzman olan kişi depresyon olarak düşünüyorsa uygun gördüğü tedaviye gerekli özen verilmelidir. 8 Yaş Sendromu Nedir Belirtileri Nelerdir Bazı aileler tıpkı 8 yaş depresyonunda olduğu gibi 8 yaş sendromu adı altında bir sendromun olduğuna inanmaktadırlar fakat böyle bir durumun çocuk psikolojisinde var olduğu kabul edilmemektedir. Tıpkı diğer yaş gruplarında olduğu gibi bu yaş grubundaki çocuklar da zaman zaman davranış konusunda zorlanabilmektedir, öfkeli hissedebilmektedir ve ailelerine karşı gelebilmektedir. Aile bu durumun sürekli olduğu ve hem çocuğun hem de kendilerinin günlük hayatlarını kısıtladığını düşünüyorsa aynı şekilde bir uzmandan destek almak gerekmektedir. 6-9 Yaş Gelişim Özellikleri Fiziksel – Motor Gelişim Bu yaş çocukları çok hareketlidir, enerjileri çok fazladır. Eğer bu enerji olumlu ve amaca uygun olarak kullanılamazsa, rahatsız edici düzeyde hareket halinde olma, kalem ısırma, tırnak yeme gibi yollarla dışa vurabilir. Öğretmenlerin derste sık sık aralar vererek, birçok çalışmayı çocuklara yaptıracak şekilde planlamaları sıraları değişik biçimde düzenlemek, kalem, kağıt gibi ders araçlarını dağıttırmak vb., sınıf içindeki hareketliliğin daha amaca yönelik ve işlevsel kullanılmasına yardımcı olabilir. Evde ise fiziksel hareketi kısıtlayıcı aktiviteler yerine, enerjilerini yapıcı şekilde dışa vurabilecekleri etkinlikler düşünmekte yarar olabilir. Ev ortamının buna uygun düzenlenmesi, anne babayı sürekli “dur, yapma, koşma, dikkat et…” gibi uyarılarda bulunmaktan kurtarabileceği gibi, çocuğu da “yaramaz” etiketinden koruyabilir. Örneğin evde eğer varsa, uzunca ve mümkün olduğunca boş dantel örtülü fiskos masalarından, telefonun durduğu kocaman sehpalardan, üstü ve içi biblo dolu ne işe yaradığı kimse tarafından anlaşılamayan gümüşlüklerden vs. arındırılmış bir koridor, bu yaş çocuğunun fiziksel enerjisini kimseye sıkıntı vermeden dışa vurabileceği uygun bir mekan olabilir. Burada asılı bir basket potasına atışlar yapabilir, bisikletiyle turlayabilir, bir uçtan bir uca zaman tutarak koşabilir, arabalarıyla yarışlar yapabilir, bebeklerini gezintiye çıkarabilir, evdeki basit eşyaları kullanarak çiftlik kurabilir, çadır kampı yapabilir, hayal gücü ve enerjisini dilediğince serbest bırakabileceği bir ortamın keyfini yaşayabilir. Bu yaş çocuklarının dinlenmeye ihtiyaçları vardır. Fiziksel ve zihinsel çalışmalarda kolayca yorulurlar. Okulda derslerin bir hareketli ders ortamı, bir sakin ders ortamı olarak düzenlenmesi onların dinlenmesine fırsat yaratabilir. Aynı biçimde evde de dinlenmeleri için fırsatlar yaratmak uygun olur. Özellikle ödev yapma işinin kabusa dönüşmesini engellemenin bence birinci şartı, çocuğun “çocuk” olduğunu unutmamaktır! Onlara “küçük memur” muamelesi yapmak, evde gereksiz ve çözümsüz çekişmelere yol açacağı gibi çocukluklarına da yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Çalışan ebeveynler için çocuklarını tam gün bir okula vermek ya da okuldan sonra etüd salonlarına yazdırmak kaçınılmaz bir seçim olabilir. Bu durumdaki anne babalara, sabah sizinle birlikte evden çıkıp akşam sizinle birlikte eve dönen, örneğin yedi yaşındaki, çocuğunuzun sizden daha fazla bunalmış ve dinlenmeye gereksinimi olduğunu hatırlatmak istiyorum. Sadece onların dinlenme şekilleri farklıdır. Siz televizyon karşısında ayağınızı uzatarak oturmakla veya gazete okumakla yani pasif fiziksel aktivitelerle dinlenmeyi tercih ederken, çocuğunuz hoplayıp zıplayarak, oyuncaklarını ortaya dökerek dinlenmeyi isteyebilir. Ona çizgi film izleyebileceği, oyun oynayabileceği serbest zamanlar tanımak okul uyumunu da kolaylaştırabilir. Örneğin eve geldiğinde hiç başından kalkmadan iki saat ders çalışmasını istemek yerine, yarım saatlik periyotlarla ve mümkünse gecede en fazla saat ders çalışma süresi planlamak yararlı olabilir. Bu yaş çocuklarının büyük kas gelişimi, küçük kas gelişimine oranla daha iyidir. Kalem tutmak ve buna benzer etkinlikler, küçük kas gelişimidir. Öğrencilere, özellikle ilk sınıflarda çok fazla, uzun süren yazma ödevleri verilmemesi uygun olabilir. Küçük kas gelişimini hızlandırmak için, örneğin evde resim yapma çalışmaları yararlı olabilir. Logo türü oyuncaklar hem dikkat üzerinde hem de kas gelişimi üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Kesip yapıştırma etkinliklerinin de küçük kas gelişimine yararlı etkisi olabilir. Evde rahat bir ortam hazırlayarak, çocuğunuzun hayal gücünün ve kas sisteminin gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. Hele bir de duvardaki bir panoda eserlerini sergileme olanağı tanırsanız, bu onun için çok zevk aldığı bir aktivite haline gelebilir. Zorlayarak onu bıktırmanın ters tepeceğini hatırlatmaya gerek görmüyorum! Bu yaş çocukları küçük harfleri ve nesneleri görmede zorlanabilirler. Öğretmenlerin sınıf içi çalışmalarda tahtayı kullanırken dikkatli davranmaları ve ayrıca göz bozukluklarına karşı hassas olmaları önerilir. Eğer çocuğunuz özellikle okulun ilk yılında okuma güçlüğü çekiyorsa, aklınıza gelmesi gereken ilk şey bir göz muayenesi olmalıdır. Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak örneğin öğretmencilik oyununda hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda bulunacak bir araç olabilir. Kendisi için yeterli büyüklükte yazı yazma olanağı tanıması açısından da yararlıdır. Bu yaşlarda çocukların fiziksel etkinlikleri çok fazladır. Hiç durmazlar, ancak bu hareketlilik sırasında etraftaki tehlikelerin çok fazla farkında olmayabilirler. "Kaza" oaranının en yüksek olduğu düzey 3. sınıf olarak belirtilmektedir. Bu yaş çocuğu kendini zararlı aktivitelerden koruyamayabilir. Bunun bir sebebi, tehlikeyi farkında olmayışı diğer sebebi ise kas kontrolünün zayıf oluşudur. Ev ortamının mümkün olduğunca fiziksel olarak çocuğa zarar verebilecek eşyalardan köşeli cam sehpalar, yüksek eşikler, kapanmayan dolap kapakları, takılabileceği büyük vazo ya da saksılar vs. arındırılmış olması kaza riskini azaltabilir. Ama düşüp yaralanmadan büyüyen bir çocuk olduğunu da sanmıyorum! Kemik gelişimi henüz tam tamamlanmamıştır, Kemikleri kolayca çatlayabilir. Özellikle beden eğitimi etkinliklerinde bu nokta çok önemlidir. Spor etkinliklerinde çok sert olanların seçilmemesi karete, judo vs. ya da en azından 10 yaştan sonraya ertelenmesi uygun olabilir. Örneğin yüzme, bale, folklor, dans, atletizm gibi daha yumuşak ve kemik gelişimine olumlu katıları olabilecek sportif etkinlikler seçilebilir. Beslenme konusunda da dikkatli olmak yararlıdır. Sosyal – Duygusal Gelişim Arkadaş seçiminde daha titiz olmaya başlarlar. 1-2 tane iyi ve sürekli arkadaşları olabilir, düşmanları da sevmedikleri ! Sırdaş olmak çok önemlidir, ancak çok iyi sır sakladıkları söylenemez. Özellikle okul uyumunda arkadaşlarının rolü büyüktür. Okulda arkadaş ilişkileri iyi gidiyorsa, okulu oldukça severler ama ilişkilerinde ters giden bir şeyler varsa okula gitmek istemeyebilirler ya da gönülsüz giderler. Arkadaşlarının düşüncelerini çok önemserler ama ilişkileri için verdikleri kararları çabuk unuturlar. Bu noktada anne baba olarak verdiği kararı hatırlatmak ya da öğütler vermek yerine, etkin dinleme yöntemini kullanarak kendi çözümlerini üretmesine fırsat tanımak yararlı olabilir. Yetişkinler kadar tutarlı ve sabit ilişkileri olmasını ummak, yaşlarına uygun düşmeyen ve gerçekçi olmayan bir beklentidir. Küçük grup oyunlarını severler, ancak bu devrede moral ahlaki gelişim yönünden kuralları kesin ve değişmez olarak algıladıkları için, grup oyunlarında kuralların değiştirilmesine az da olsa tepki verirler. İki kişi oynarken herşey yolundayken ortama üçüncü birinin girmesi işleri karıştırabilir. Burada daha çok birinci tercih olamama kaygısı hakimdir. Bu yaş çocuklarının hemen hepsinde arkadaşları tarafından ilk tercih edilen kişi olma isteği vardır. Üç ya da daha fazla kişinin olduğu oyun gruplarında, lider olan kişiyi çekememe, onun koyduğu kurallara isyan etme ama bunun yanında onunla arkadaş olmaktan vazgeçememe gibi çelişik içerikli ilişkiler yaşayabilirler. Kuralların ya bozulmaması ya da sadece kendileri tarafından değiştirilmesi gibi egosentrik bir yaklaşımları vardır. Bu daha çok, henüz kendini değerlendirme becerisine sahip olmayışlarından kaynaklanır. Çocuklarla çalışan bir psikolog olarak, bu dönemde arkadaşlık ilişkilerine çok yoğun ama etkisi kısa süren anlamlar yüklediklerini söyleyebilirim. Bu yüzden siz anne babalara, içeriği sık sık değişen arkadaş sorunlarına adapte olmanızı öneririm. Kavgaları, münakaşaları sık sık olur. Bu yaşlarda erkek çocukların fiziksel saldırganlığı, kız çocukların ise sözel saldırganlığı daha çok yeğlediği gözlenir. Birbirlerine karşı oldukça acımasız eleştiri ve davranışları olabilir. Çok radikal kararlar verip, bunları uygulamaktan derhal vazgeçebilirler. İçinde bulundukları grupta prim yapan davranışları fark edip benimseyebilirler ve bunlar gerçekten çok acımasız olabilir. 7 yaş grubunda bir öğrencinin, babasının şehit olmasından kaynaklı hayli yoğun bir arkadaş baskısı yaşadığını deneyimlerimden aktarabilirim. Arkadaşları babası yok diye kendisiyle dalga geçiyor ve “piç” lakabını kullanıyorlardı. Bu sözün yarattığı etkiyi farkında olduklarını ama anlamını bilmediklerini düşünürsek, kızmak ya da yasak koymak yerine anlayabilecekleri ve kabul edebilecekleri bir çözüm üretmenin gereği tartışılmazdır. Acımasızlıkları ve gruba uyumları işte bu noktalara varabilir! Bu yaş çocuğu eleştirilere karşı çok hassastır. Özellikle İlkokul öğretmeni onun hayatındaki en önemli kişilerden biridir. Ondan gelecek destek ve övgü çocuk için çok önemlidir. Bu yaş, çocuğun kendini kolayca “üretken” veya “beceriksiz” hissedeceği bir devredir. Öğretmenin mümkün olduğunca destekleyici olması uygun olabilir. Evde ise becerileri ve iyi yapabildikleri üzerinde daha fazla durarak, eksiklerini kapatması yönünde motive edilebilirler. Bu yaş çocuğu kolayca motive olur, kaba tabiriyle gaza gelir. Yapması istenen şeyin, sadece nasıl söylendiği önemlidir. Hemen heveslenir ama bu hevesi kısa sürer. Sık sık çabasının ve ürünlerinin ödüllendirilmesi, takdir edilmesi gerekir. Başarısızlıktan, tıpkı bizler gibi, hoşlanmazlar. Sürekli başarısızlıkları yüzlerine vurulursa, kolayca düşük benlik saygısı geliştirebilirler. Mutsuz hissederler ve motivasyonları düşer. Başarısızlık, kaçınılması olanaksız bir kader gibi görünebilir gözlerine ve çabalamaktan vazgeçebilirler. Bu noktada anne babanın hassas davranması gerekir. Eksik ve zayıf yanlarının görmezden gelinmesini önermiyorum ama bunların nasıl iletildiği çok önemlidir. Kırgın, kızgın, hayal kırıklığına uğramış ve ümitsiz bir yaklaşım çocuğu o konuya küstürebilir. Yüksek bir beklenti ise üzerinde yoğun bir baskı hissetmesine ve denemeden vazgeçmesine sebep olabilir. Bunun yerine anne babanın başarısızlıklarda bile olumlu birşeyler bulmaya çalışması ve onu yüreklendirmek, geliştirmek için nasıl bir yardımda bulunabileceği sorunu kendine yönelterek işe başlaması yararlı olabilir. Hatta bu soruyu direk çocuğa sormak, kişilik gelişimi adına son derece yapıcı bir davranıştır. Bu yaştaki çocuklar, öğretmenlerini mutlu etmek için hemen herşeyi yapmaya hazırdırlar. Öğretmen çeşitli etkinlikler yoluyla hem öğrencileri hareketli kılar, hem de öğrenciler öğretmeni mutlu etmekten memnunluk duyarlar. Anne babanın, öğretmeni rakip olarak görmesi ya da onun söyledikleri desteklemez bir tavır takınması, çocuğun ebeveynlerine olumsuz hissetmesine yol açabilir. Öğretmeninin yaptığı bir şeyi hiç onaylamasanız hatta öfkelenseniz bile, bu konuyu çocuğun olduğu ortamda konuşmamanızı öneririm. Artık 6 – 9 yaşlarındaki çocuk, karşısındaki kişilerin duygularına karşı da daha hassastır. Özellikle yakın çevresini “hayal kırıklığına uğratmaktan” çok korkar. Onun davranışlarına karşı hissettiklerinizi “ben dili” ile iletmek bu noktada çok önemlidir. Aile içinde olan biteni izlemeye başlar ve gerginliklerden uç sonuçlar çıkarabilir. Örneğin anne babasının basit bir tartışmasını boşanmayla sonuçlanabilecek trajik bir olay olarak algılayabilir hele bir de arkadaşları arasında anne babası boşanmış olanlar varsa!. Kendisine suçlanma payı çıkarıp, kaygı duyabilir. Bu yaşlarda duygusal şantaj ya da baskılar kişilik gelişimini çok olumsuz etkiler. Kişiler arası ilişkilerde güvensiz, başkalarını kırmamak için kendini ifade etmekten çekinen, fazla verici kişiliklerde, genelde bu yaşlara özgü “sevdiklerine hayal kırıklığı yaşatma korkusu”nun ebeveynlerce desteklendiğine rastlanmaktadır. Anne babalara, çocuğun taşımakta güçlük çekeceği düzeyde beklentilerden uzak durmalarını ve duygusal şantaja çok işe yarasa bile asla başvurmamalarını öneririm. Bilişsel Gelişim İlkokul çocuklarının öğrenmek, üretmek için güdüsü çok fazladır. Öğretmene ve anne babaya düşen, bu güdüyü en iyi biçimde değerlendirmeye çalışmaktır. İlgi çekici, renkli ve kolay izlenebilen materyallerle çocukların bu ilgileri desteklenebilir. Ürettiklerini beğenmek ve ödüllendirmek ise anne babanın asli görevidir! İlkokul çocukları, konuşmaya, tekrarlamaya çok meraklıdır. Yazmaya ilgi ve merakları daha azdır. Bu yaş çocuklarını sınıfta öğretmenin, evde anne babanın sık sık sıraları geldiğinde konuşmaları ve sıralarını beklemeleri konusunda uyarması gerekir. Özellikle yoğun geçen bir iş gününün ardından çocuğunuzu dinlemek çok güç olabilir ama son bir çabayla ona zaman ayırmaya çalışmanızı öneririm. Aktif olarak ona ayıracağınız sadece yarım saat bile, onun bu gereksinimini karşılamaya yetebilir. Unutmayın birlikte geçirilen zamanın niteliği niceliğinden çok çok daha önemlidir! Bu yaş çocukları,aynı zamanda şikayet etmeyi de çok severler. Bu onların moral ahlakigelişimde kuralları katı bir biçimde algılamalarından ve davranışın ardındaki niyeti henüz dikkate alamamalarından kaynaklı olabilir. Ayrıca çok sevdikleri öğretmenlerinin, anne babalarının dikkatlerini çekmek ya da kıskançlık gibi nedenlerle de bu davranışı gösteriyor olabilirler. Ama gerçekten sıkıntıları olabileceğini de gözardı etmemek gerekir. Sonuçta sebep ne olursa olsun, sizden destek istediğinin bir göstergesidir bu şikayetler. Ancak bunları çok fazla ödüllendirmenin, şikayet etmeyi genel bir davranış kalıbı haline getirmesine yol açabileceği olasılığını da unutmayın! Bu yaş çocukları somut düşünme döneminde oldukları için, çoğunlukla görerek ve yaparak öğrenirler. Bu nedenle söylediklerinizden çok davranışlarınızın önemli olduğunu unutmayın! Sözcükler ve dolayısıyla konuşma soyuttur. O sizin davranışlarınızı öğrenir. Bana başvuran anne babalara, yüzlerce kez konuştukları halde çocuklarının hala aynı davranmaya devam ettiğinden şikayet ettiklerinde, bunun somut dönemin bir özelliği olduğunu anlatıyorum. Yani çocuğunuz sizi dinlemiyor ya da önemsemiyor değil ama zihinsel gelişim olarak konuşmanızı bir başka zaman, olay ve mekana taşıyamıyor. Konuşmaları, o olaya, o zamana ve o mekana özgü olarak değerlendirebiliyor. Çok benzer olaylarda bile ilişkilendirme ve bilgiliyi transfer etme becerisinden henüz yoksun olduğu için, saatlerce konuşmak yerine, doğruyu somut olarak göstermek onun için çok daha anlaşılır. Örneğin küçük bir yalanını yakaladığız ve saatlerce “yalan söylemenin” nasıl da kötü bir davranış olduğunu örneklendirerek anlattığınızı, ardından çalan telefona onun cevap vermesini ve sizin için “evde yok” demesini istediğinizi düşünelim. Bu durumda, çocuğunuz “yalan”ın ne kadar kötü ve kaçınılması gereken bir davranış olduğunu değil, gerektiğinde başvurulabilecek bir davranış olduğunu öğrenir. Önerilen kaynaklar Elkind, D. 1974. A Sympathetic Understanding of the Child Birth to Sixteen. Allyn & Bacon Boston. Flavell, J. H. 1985. Cognitive Development. Prentice-Hall. Hall, E., Lamb, M. & Perlmutter, M. 1982. Child Psychology Today. Random House Mussen, Canger, & Kagan J. 1974. Child Development and Personality. Harper International Edition. Yavuzer, Haluk 1993. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi İstanbul. 9-12 Yaş Gelişim Özellikleri Fiziksel – Motor Gelişim Bu yaşlarda erken gelişen kız ve erkek çocuklar, ergenlik çağı gelişim özelliklerini göstermeye başlarlar. Bu, onlarda çok çeşitli fiziksel ve hormonal değişikliğe yol açabilir. Dış görünüşlerine önem vermeye başlarlar. Ayna karşısında geçirilen zamanlar artar, özellikle saçlara ekstra önem verilir. Kişisel temizlik, giysiler daha sonraları önem kazanır. Bu devredeki öz bakım, tam anlamıyla halk arasında “altı kaval, üstü Şişhane” şeklinde tanımlanan duruma uyumludur. Kız çocuklarında menstürasyon kanamaları başlayabilir ya da buna hazırlık olarak çeşitli kas spazmları yaşanabilir. Erkek çocuklarda ergenlik belirtileri daha geç ortaya çıkmakla birlikte, vücut hormonal olarak kendini adolesan döneme hazırlamaya başladığından, büyüme hızlanır. Kemiklerin hızlı sbüyümesinden kaynaklı eklem ağrıları görülebilir. Bu dönemde çocukların kendilerini nelerin beklediğini bilmelerinde yarar vardır. . Anne baba çok detaya kaçmadan, çocuklarına bunların doğal gelişimin bir parçası olduğunu anlatmaya başlamalıdır. Boy, kilo gibi fiziksel unsurlar önem kazanır ve bunlarla ilgili kaygılar yaşanabilir. Bu konulara gerekli ilgi gösterilmeli ve destek olunmalıdır. Örneğin uygun bir beslenme düzeni, basketbola yöneltme gibi somut çözümler düşünülebilir. Bu gelişimlere bağlı olarak, cinsel farklılıklara, karşı cinse ve genelde sekse karşı ilgi ve soruları artar. Seksi “ayıp” olarak kabul edip, “tabu”laştırmak, ilgilerinin bu konuya fikse olmasına yol açabileceği gibi bilgiyi uygun olmayan kaynaklardan aramaya yönelmelerine sebep olabilir. Cinselliğin konuşulmasının yasaklanması, çocuğunuzda yetişkinlik döneminde cinsel işlev bozukluğu gibi travmatik sonuçlara yol açabileceği gibi, uygun olmayan ilişkiler yaşamasına zemin hazırlayabilir. Bu yüzden bu konudaki merakının giderilmesinde yarar vardır. Ancak cinsel ilişkinin sembolize edilerek açıklanması yararlıdır. Çok direk ve somut bilgiler çocuğa kabul edilmesi güç ve anlaşılmaz gelebilir. Bu dönemde sizin “yatak odasında” neler yaptığınızı merak ettiklerini ve gözlerinin üzerinizde olduğunu unutmayın! Küçük kasları iyi gelişmiştir. Resim, el işleri, müzik vb. çeşitli etkinlikler okulda ders programına katılıp öğrencilerin yaratıcılık, üretme güdüleri ve yönleri geliştirilmelidir. Bu dönemde resim, seramik vb. kurslar çok ilgilerini çekebilir. Ayrıca evde ilgileri doğrultusunda aktiviteler için uygun ortam yaratılması, yeteneklerinin ortaya çıkmasına ve gelişmesine katkıda bulunabilir. Dikiş, enstrüman çalma, kumaş boyama, maket yapma, örgü, patchwork, tamirat, üç boyutlu puzzle yapma gibi ilgisini çeken etkinliklerde desteklenmesi ilgi alanlarını genişletebileceği gibi, ileride çok işine yarayacak temel becerileri de edinmesine yol açabilir. Sosyal – Duygusal Gelişim Bu yaş çocuklarının davranışlarının, değerlerinin oluşmasında arkadaşları çok önem kazanmaya başlamıştır. Bir gruba ait olma bilinci oluşmaya başlamış ve ait olduğu grupta tercih edilen biri olma arzusu önem kazanmıştır. Grup normları daha fazla önemli ve katıdır. Grup kurallarına uymadığı koşulda dışlanma tehlikesiyle yüzyüze gelebilir ve bu onu çok kaygılandırır. Arkadaşlarına daha fazla anlam yükler ve kaybetmekten daha fazla korkar. Bu yaşlarda arkadaşlar, sadece oyun oynanan kişiler değillerdir. Sosyal destek alınabilecek, ortak ilgileri olan, sırların paylaşıldığı, bireysel kararlarda etkili bir grup arkadaşlığı oluşmaya başlamıştır. Artık üç ya da daha fazla kişiden oluşan grupları ikili ilişkiye tercih ederler. Arkadaşlık ilişkilerinden beklentileri yüksektir, hem sosyal alanda destek beklerler hem de entellektüel düzeylerine uygun bir paylaşımı arzularlar. Bu dönemde telefon trafiğinde gözle görülür bir artış olur. Anne babalara telefonları engellemeye çalışmak yerine, çocuklarının odasına bir telefon koymalarını ve artan faturalar konusunda hazırlıklı olmalarını öneririm! Ayrıca bu dönemde denetleniyor duygusunu yaşatmadan, çocuğunuzun arkadaşlarını tanıma konusunda istekli davranmanızı öneririrm. Onun önerdiği arkadaşlarıyla tanışmayı reddetmek, bir zaman sonra siz arzulasanız bile, onun nasıl bir çevre içinde olduğunu göremeyeceğiniz anlamına gelebilir. Başkalarının duygularını anlama ve paylaşma artar. Sadece söylenenleri değil, artık vücut dilini anlamaya da başlar. Karşısındakinin bakışlarındaki anlama daha duyarlıdır, yüz ifadesini okumaya daha fazla çaba harcar. Bu dönemde olayları sadece kendi boyutundan değil, karşısındaki kişinin bakışıyla da görmeye çalışma çabası vardır. Oniki yaş civarında egosentrik yaklaşım yavaş yavaş yerini daha hakça bir bakış açısına bırakmaya başlar. Haklı olandan taraf olma erdemli bir davranış olarak algılanır. Bilişsel gelişime paralel olarak, insan ilişkilerinde daha felsefik bir bakış açısı geliştirebilirler. İnsan ilişkileri daha karmaşık gelmeye ve üzerinde düşünmeye değer olarak algılanmaya başlar. Yaşıtlarının çok önem kazanması, ortama göre, çocuk suçluluğunun kolayca ortaya çıkmasına da bir neden oluşturabilir. Çocuk, olumlu özelliklere sahip yaşıtlarından oluşan bir grubun üyesiyse, arkadaşlarından olumlu yönde; aksine olumsuz olarak nitelenebilecek özelliklere sahip bireylerden oluşan bir grubun içindeyse, arkadaşlarından olumsuz yönde etkilenebilir. Bu durumda sizin arkadaşlarından hiç olmazsa bir bölümünü tanıyor olmanız, onun etkilenme şeklini izleyebilmenize yardımcı olabilir. Size göre onu olumsuz yönde etkileyecek arkadaşlık ilişkilerine sahipse bile, bunu direk olarak çocuğunuza söylemeniz ve hoşlanmadığınız kişilerle arkadaşlığını kesmesini istemeniz, sizin için “beni anlamıyor” diye düşünmesine ve öfkelenmesine yol açabilir. Ayrıca denetlenme, kontrol edilme, yönetilme, zorlanma bu yaş döneminde isyan yaşatabilecek duyguların başında gelir aslında bu duygular tüm yaşlarda kişinin kötü hissetmesine yol açar sanırım. Ne dersiniz?. Bu noktada onu uzaktan izlemek ve yardıma gereksinimi olduğunda farkedip destek vermek, anne baba olarak yapabileceğiniz en iyi şeydir bence. Destek verme şekli, sizin kişilerarası tarzınıza, çocuğunuzla ilişkinizin niteliğine, yaşanan güçlüğün özelliğine göre değişecektir kuşkusuz. Bu yüzden insan ilişkilerinde reçete vermek benim profesyonel olarak yapmayı reddetttiğim ve doğru bulmadığım bir yaklaşımdır. Her sorun, kendine özgüdür ve kendine özgü çözümü vardır. Bu noktada iletişim becerileri konusunda kendinizi gözden geçirmenizi ve eğer gerekli görürseniz yeni davranış biçimlerini repertuarınıza eklemenizi önerebilirim. En iyi destek, sevgidir. Sevginizi davranışlarınızla destekleyip sunarsanız, çocuğunuza sizden uzaklaşmadan arkadaşlarına yönelmesi için fırsat tanımış olursunuz. Davranış problemleri bu yaşlarda, özellikle erkek çocuklarda, en yüksek düzeydedir. Fiziksel kavgalar, yaralanmalar görülebilir. Eğer çocuğunuz, seçtiği kişelerce tercih edilmeme gibi bir sorun yaşıyorsa, bu mutsuzluğunu fiziksel ya da sözel saldırganlıkla dışa vurabilir. Bu noktada onun sosyal becerilerini geliştirmesine destek olmakta yarar olabilir. Öncelikle yaşanan güçlüğün nedenini anlamaya çalışmakla işe başlamak gerekir. Onun toplumda kendini kabul ettirmek için kullanabileceği bazı nitelikler kazanmasına yardımcı olunabilir. Yeteneği olan alanı farkedip desteklemek örneğin müzik, resim, spor gibi alanlarda kendini yetiştirme olanağı tanımak, yaşıtlarıyla birarada olabileceği ortamlar yaratmak çeşitli ders dışı kurslar gibi, duygusal sıkıntılarını sizinle paylaşma serbestliği tanımak gibi yöntemler düşünülebilir. Eğer davranış sorunları başedebileceğinizin çok ötesindeyse, bir profesyonele danışmanızı öneririm. Bir çocuk psikoloğu ya da psikiyatristinden yardım alabilirsiniz. Bu dönem, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu ya da hiperaktivite gibi sorunların tedavisi için son fırsattır. Bu tür bir şüpheniz varsa zaman geçirmeden klinik bir inceleme için harekete geçmeniz son derece önemlidir. Bilişsel Gelişim Ders ve belli yeteneklerde cinsiyet farkları görülmeye başlar. Kızlar okuma, yazma ve genelde sözel yeteneklerde; erkekler ise şekil - uzay ilişkileri ve mekanik yeteneklerde daha başarılı olurlar. Bu dönemde erkek çocuklarda yoğun bir araba kullanma merakı gözlenebilir. İlgilerinin desteklenmesi çok önemlidir. Ancak çok çeşitli uyarıcılarla hem ilgi alanları çeşitlenebilir, hem de becerileri gelişebilir. Bu nedenle kız ya da erkek çocuk ayrımı yapmaksızın eşit olanakları sunmak ve kendi seçimlerini kullanma hakkı tanımak yararlı olabilir. Bu devrenin sonuna doğru artık çocuklar soyut düşünme dönemine girerler. Çeşitli seçenekleri görebilme ve hipotetik düşünme yönünden gelişirler. Soyut düşünme becerisinin pekçok yansıması olur. Örneğin sosyal ilişkilerinde daha önce sözünü ettiğim gibi, çok yönlü ve felsefik bir bakış geliştirebilirler. Özellikle fen bilimlerine olan ilgileri araştırma ve parçaları birleştirme konusunda hevesli olmalarına zemin hazırlayabilir. Bilgisayar, matematik, fizik, kimya gibi konulara ilgi ve yeterlilikleri artar. Tarih, sosyoloji, felsefe gibi alanlarda düşünmekten hoşlanabilirler. Parçaları birleştirme, bir olayın altında yatan nedenleri bulmaya çalışma gibi konular ilgilerini çekebilir. Yaratıcılık ve üretkenlikleri artar. Deney yapmaktan ve doğa ile ilgili gözlemlerden hoşlanabilirler. Düşünme ve olayları algılama biçimleri giderek yetişkinlere benzemeye başlar. Artık onunla yaptığınız konuşmalar daha doyurucu ve geleceğe yansımaları olabilecek tarzda gerçekleşebilir. Yani konuştuklarınız orada kalmaz, üzerinde düşünür ve doğru bulduğu parçalarını uygulamaya çalışabilir. Önerilen kaynaklar Elkind, D. 1974. A Sympathetic Understanding of the Child Birth to Sixteen. Allyn & Bacon Boston. Flavell, J. H. 1985. Cognitive Development. Prentice-Hall. Hall, E., Lamb, M. & Perlmutter, M. 1982. Child Psychology Today. Random House Mussen, Canger, & Kagan J. 1974. Child Development and Personality. Harper International Edition. Yavuzer, Haluk 1993. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi İstanbul.

8 yaş erkek çocuğu fiziksel gelişimi