🫏 Peygamber Efendimizin Doğumuyla Ilgili Sözler

PeygamberEfendimizin hadisi nedir? Hz. Muhammed'in (S.A.V.) sözleri, davranışları ve takrirleri ile hem ahlaki hem de insanı özelliklerinden meydana gelen sünnetinin sözsel olarak ya da yazılı olarak ifade edilen halidir. Bu anlamdan bakıldığında hadis bir nevi sünnet de kapsamaktadır. Cocuk kokusu, cennet kokularindandir. Her agacin bir meyvasi vardir Gonulun meyvasi da cocuktur. Cocuklarinizi cok opun, her o****e Cennetteki dereceniz yukselir. Cocuk sevgisi, Cehennem atesine karsi perdedir. Cocuklara iyilik etmek, Sirati gecmeye sebeptir Onlarla beraber yiyip icmek, Cehennemden kurtulustur. Bir kavme su dağıtan, onların hepsinden sonra su içecektir. Her çile cennet yolunun bir taşıdır. İmtihandan kaçan Ahireti kaybeder. Hayatta üç şey kişinin özüne zarar verir. Öfke, açgözlülük, kibir. Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet sana bela verir. peygamberimizin soy ağacı peygamberimizin soy kütüğüpeygamberimizin soy şeceresi. Sevgili melekler, gönüllerin sultanı iki cihan serveri Hz.Muhammed (S.A.V.) Efendimizin mübarek soy ağaçlarını gözteren şemayı sizlerle paylaşıyoruz. Etiketler: Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Soy Ağacı.. | Melekler Mekanı. Bu ağır borç yükünden kurtulabilmek için dua etti.Peygamber Efendimizin hürmetine bu maddî sıkıntılarını gidersin diye Allah’a niyazda bulundu. Orada öylece yalvarıp yakararak dua ederken uyuyakaldı.Rüyasında Peygamber Efendimizi gördü. Hemen ellerini öptü, durumunu arz etti ve Efendimizden yardım istedi. Peygamber Efendimizin doğumu sırasında gerçekleşen mucizeler. Kudsi hadiste Allah, "Sen olmasaydın ya Muhammed âlemleri yaratmazdım" buyruluyor. Kâinatta en büyük hadise, Yüce Allah'ın habibim dediği Hz. Muhammed'in dünyaya teşrifleridir. Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz ne zaman doğdu? Peygamberimizin "Türkler size dokunmadıkça siz de onlara dokunmayın." (1) hadisine riayet eden Müslümanlar, onlarla savaş ettikleri zaman Türklerin İslama girmelerine mani olacaklarını biliyorlardı. Bunun için Türkler İslam güneşinin üzerlerinde doğduğunu hisseder etmez, "oymaklar" halinde Müslüman oldular. Peygamberefendimizin hicreti dendiğinde ise Peygamber efendimizin Mekke’den Medine’ye göç etmesi olarak tarif ederiz. Peygambe efendimiz Hz.Muhammed’in (S.A.V.) hicreti miladi olarak 632 yılında olmuştur. Peygaber fendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti sırasında yanında sadece Hz.Ebubekir (R.A.) ve bir rehber bulunmaktadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s)'in İstanbul'un fethi ile ilgili hadisi ve anlamı İstanbul'un fethi Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in hadisi şerifinden sonra birçok Müslüman kumandan RaMRG. Bu dünyada dile getirilen en güzel ve en ahlaklı sözler arasında peygamberlerin sözleri gelir. Özellikle başta Hz. Muhammed sav olmak üzere pek çok peygamberin de bugünlere gelmiş sözleri bulunur. Bu sözler insanlara doğru yollara doğru sevk ederken, aynı zamanda aşk ve sevgi üzerine de doğru insanı bulma şansı tanımaktadır. İşte kullanabileceğiniz birbirinden özel peygamber sözleri peygamberlerin söylediği özlü ve anlamlı sözler.• 30 Temmuz 2022 - 0952 • Son Güncelleme 30 Temmuz 2022 - 0952• 30 Temmuz 2022 - 0952 • Son Güncelleme 30 Temmuz 2022 - 09521Kutsal kitapları insanlara ulaştırma görevini üstlenmiş olan peygamberler, geçmişten günümüze kadar pek çok farklı tarihte yaşadı. İnsanlara Allah'ın emirlerini ve buyruklarını en güzel şekilde aktaran peygamberler, aynı zamanda tarihe geçmiş önemli sözler sunmuşlardır. Bu sözler hem rahatlatıcı hem de aşk ve sevgi üzerine ya da ahlaki açıdan yol gösterici olarak öne çıkar. Tabii felsefi yaklaşımları da olması ile beraber, bu sözler pek çok farklı yerde rahatlıkla kullanılabilir. Sosyal medya hesaplarında ya da birebir olarak sevdiğiniz insanlara bu sözlere dile getirebilirsiniz. Çok özel zamanlarda ya da dini bayramlarda da SMS yoluyla sevdiklerinize sunabileceğiniz güzel sözler arasında merhamet etmeyene Allah da merhamet gör ki, hoş görülesin4Komşunu kendin gibi sev. Tövbe et. 5Elindeki cennetin krallığı için. Arayan bulacaktır ve kapı onu tıklatana açılacaktır. 6Allah bir serçenin yere düşmesini bile görür ve önemser. 7Gerçeği bilmelisiniz ve sadece gerçek sizi gibi bekleyenin, Yusuf gibi yâri olur…9Bakışların sonsuz kuyu misali, sen baktıkça ben içine düşüyorum Yusuf misali…10Beklemek Züleyha’ya yakışır, gelmek ise Yusuf olabilene…11Baktı Züleyha aşktan öte aşk var, Allah’tan başka bulunmaz yar. Artık Züleyha’ya gelir dünya dar…12Züleyha'ya dediler Ay çıktı. Züleyha cevap verdi Yusuf mu baktı?13Allah'tan korkun ve çocuklarınız arasında adaletli olun!14Nerede olursan ol, Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde davran!15Kim, Allah’ın kullarının, kendisi için ayakta dikilmesine sevinirse, ateşten bir eve günü en şiddetli azap görecek kimseler, dünyada insanlara en çok işkence edenlerdir17Kardeşinle düşmanlığa varan tartışmaya girme, onunla kırıcı şekilde şakalaşma ve ona yerine getiremeyeceğin sözü ağzından lanet çıktığı zaman bakar, eğer yöneltildiği kimsede kendisine yol bulursa ona gider, aksi halde kendisinden çıktığı kimseye güzel ahlaktır; günah da içinde tereddüt uyandıran ve halkın bilmesini istemediğin babanın yerine hacca git. Hayrın arttıramazsan, şerrini de aldatan bizden vesile olan, hayrı yapan ibadetin bir kavme benzerse, o da baba cennet kapılarının en ortancasıdır. Bu kapıdan girme fırsatını ister kaçırsın ister edin, sizden biri kardeşinin verdiği hediyeyi reddetmesin. Eğer bir şey de bulursa, ona mukabelede bulunsun. Nefsin yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bana bir koyun kolunun ucu hediye edilse kabul ederim. Ve eğer bir kol için davet edilsem ona icabet Şerif yıkılarak taşları denize atıldığı vakit, işte o zamanda korkunç alametler ve nefes az kaldı kaderi geçecekti. Nefes ve nazardan Allah’a ümmet, sizin için bilmedikleriniz hususunda korkmuyorum, lakin bildiklerinizi nasıl tatbik ediyorsunuz, ona dikkat edin!30Ümmetimin helâkı şu üçtedir Asabiyye… Kaderiye… birde kitab ve sünnete dayanmayan boş ilk çağırılacak olanlar, bollukta darlıkta hep Allah’a şükür eden hamd ü sena ile başlamayan her mühim işin feyzi ve bereketi olarak ölüm yeter. Gam çekmeye kabir edip hayırlı işler yapanların son duaları; Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun’ günü herkes birbirinden davacı olur. Hatta tokuşan koyunlar bile…36İnsanlara akılları ölçüsünde söz büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. Babayla İlgili Güzel Sözler Bizlerin rahatlığı ve mutluluğu için bir ömür boyu çalışan babalarımızla ilgili güzel sözler hazırladık. Yine yazımızda babaya güzel sözler uzun... Peygamberimizin konuşması nasıldı? Konuşma üslubu ve adabı nasıl olmalı? 11 maddede İslam’da konuşma adabı...Konuşmak, insanlar arasındaki iletişimi, muhabbeti ve anlaşıp kaynaşmayı sağlayan büyük bir ilâhî lutuftur. Yani insanlar duygu ve düşüncelerini, arzu ve taleplerini çoğu kez konuşarak ifâde ederler. Bir kimsenin kullandığı dil ve üslûb, onu hayatta başarılı kılabildiği gibi hüsrâna da uğratabilir. Hatta kişinin dilini muhafaza etmesi, cenneti elde etme vesileleri arasında zikredilmiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurur “Kim bana iki çenesi arasındaki dili ile iffet ve nâmusunu koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” Buhârî, Rikâk, 23 Bir başka hadis-i şerîfte, “En faziletli kimdir?” sorusuna Resûlullah “Dilinden ve elinden Müslümanların emniyette olduğu kimsedir.” mukâbelesinde bulunmuştur. Buhârî, İmân, 4-5 11 MADDEDE İSLAM’DA KONUŞMA ADABI Fahr-i Kâinât Efendimiz konuşma âdâbıyla alâkalı bir kısım kâideler koymuştur ki bunları şöyle sıralayabiliriz 1- Açık ve anlaşılır bir şekilde muhâtabın seviyesine göre konuşulmalı, gerektiğinde önemli görülen ifâdeler tekrar edilmelidir. Nitekim ashâbın, fasih ve beliğ bir üslûp ile konuşan Peygamber Efendimiz hakkındaki şu tespitleri oldukça önemlidir “Resûlullah’ın konuşması her dinleyenin rahatlıkla anlayabileceği şekilde açıktı.” Ebû Dâvûd, Edeb, 18 “Konuştuğu zaman onun kelimelerini saymak isteyen sayabilirdi.” Buhârî, Menâkıb, 23 “İyice anlaşılmasını istediği kelime ve cümleleri, üç kere tekrar ederdi.” Tirmizî, Menâkıb, 9 Sözün, muhâtap tarafından iyice anlaşılabilmesi için bazen tekrar edilmesi gerekebilir. Bu sebeple Kur’ân-ı Kerîm’de câlib-i dikkat vâkıâlar önemine binâen bir kaç kez tekrarlanmıştır. Meselâ şeytanın emr-i ilâhîye isyân edip secde etmemesi yedi yerde, Hz. Musâ’ya îmân eden sihirbazların durumu ise dört yerde tekrarlanmıştır. Fahr-i Kâinât Efendimiz, namaz kıldırırken dikkat çekici âyetleri bazen iki, bazen üç defâ tekrarlardı. Sahâbeye nasihat ve îkazda bulunurken bir kısım ifâdeleri tekrarladığı olurdu. Allah dostlarının sohbetlerinde de bu şekilde tekrarlara çokça rastlamak mümkündür. Ancak bunun telkin maksatlı olması, sıkıcı olmaması ve cemaatin seviyesine münâsip olması gerekir. Sözü anlayacak kimsenin bulunmadığı meclislerde konuşmak ise nefesleri isrâf etmekten başka bir şey değildir. Zîrâ Meşhûrî’nin dediği gibi; “Âkilân tâ söz mahallin bulmadıkça söylemez!” 2- Bilgiçlik taslama ve kendini başkalarına üstün gösterme niyetiyle yapmacık konuşmalarda bulunmak veya insanların anlayamadıkları kelimelerle onlara hitap etmek şiddetle yasaklanmıştır. Sevgili Peygamberimiz “Şüphesiz ki Allah Teâlâ, sığırın otu yerken ağzında evirip çevirdiği gibi, sözü ağzında evirip çevirerek lügat paralayan kimselere buğz eder.” buyurmuştur. Ebû Dâvûd, Edeb, 94 Vazifesi, hakkı ve hakîkati beyan olan Resulullâh, konuşmalarında hiçbir zaman san’at kaygısı taşımamıştır. Sevgili Peygamberimiz, tertemiz duygular içinde, şefkat ve merhamet hisleriyle dolu olarak ve ruhûnun en tabiî ifâdeleriyle konuşmuştur. Böylece onun mübârek sözleri apayrı bir güzellikte ve şânına yakışır bir hüsn-ü edeb üzere olmuştur. 3- Bağırıp çağırmak sûretiyle yüksek sesle konuşulmamalıdır. Kişinin karşısında sağır varmışçasına bağırarak ya da kavga ediyormuş gibi öfkeli bir ses tonuyla konuşması doğru değildir. Kibar ve nazik bir üslûbun benimsenmesi, her zaman için en isâbetli yoldur. Kur’an-ı Kerim’in beyânıyla Lokman -aleyhisselâm- oğluna söz konusu metodu şöyle tavsiye etmektedir; “Yavrum! Yürüyüşünde tabiî ol ve sesini alçalt. Unutma ki seslerin en çirkini merkeplerin sesidir.” Lokman 31/19 Bir başka âyette de “Kullarıma söyle, en güzel sözü söylesinler!” el-İsrâ 17/53 buyurmaktadır. Hatta Allah Teâlâ, Hz. Musâ ile kardeşi Hârûn’u, Fıravun’a gönderirken onu yumuşak bir sözle uyarmalarını istemiş Tâhâ 20/43-44, muhâtab kâfir de olsa âdâb gereği güzel bir üslûbun kullanılmasını emretmiştir. Bir hadis-i şerifte de, söyleyeceğimiz güzel bir sözle bile cehennem azabından kurtulabileceğimiz müjdelenir “Yarım hurma vermek sûretiyle de olsa cehennemden korunun. Bunu da bulamayan hiç olmazsa güzel bir sözle cehennemden korunsun!” Müslim, Zekât, 68 4- İki kişinin, yanlarında bulunan üçüncü kişiyi dışlayarak aralarında fısıldaşmaları yasaklanmıştır. Resûl-i Ekrem Efendimiz böyle bir tavrın, yalnız kalan kimsenin üzülmesine sebep olabileceğini belirtmektedir. Buhârî, İsti’zân, 47 Olgun bir Müslüman ise mü’min kardeşini üzecek ve kalbini incitecek davranışlarda bulunmak istemez. 5- Bir mecliste herhangi bir konu görüşülüyor ise veya cevaplandırılmak üzere bir soru sorulmuşsa, ilk söz hakkı meclisin büyüğüne aittir. Bununla birlikte diğer kişiler de yeri geldiğinde edebe uygun bir şekilde fikirlerini beyân edebilirler. Nitekim bir hâdiseyi anlatmak için, yaşça en küçük olan Abdurrahman bin Sehl ilk önce söze başlayınca, Efendimiz “Sözü büyüklerine bırak, sözü büyüklerine bırak!” buyurmuş, bunun üzerine olayı büyükler anlatmıştır. Buhârî, Cizye, 12 Abdullah bin Ömer şöyle anlatır “Bir gün Allah Resûlü ashâbına – Bana mü’mine benzeyen bir ağacı söyleyin!» buyurdu. Oradakiler çölde bulunan ağaçları tek tek saymaya başladılar. Gönlüme onun hurma ağacı olduğu düştü ve hemen söylemek istedim. Ancak orada benden büyük insanlar bulunduğundan konuşmaktan çekindim. Onlar cevâbı bilemeyip sükût ettiklerinde, Efendimiz onun hurma ağacı olduğunu söyledi.” Müslim, Münâfikîn, 64 6- Az ve öz konuşmalı, lüzumsuz tafsilattan kaçınmalıdır. Diğer bir ifadeyle çok konuşmamayı, yerinde ve ölçülü konuşmayı âdet edinmek gerekir. Allah Teâlâ mü’minlerin mümtaz hasletlerini sayarken “O kimseler ki boş söz ve işlerden yüz çevirirler.” el-Mü’minûn 23/3 buyurmakta, lüzumsuz sözlerle meşgul olmayı fâsıklık ve dalâlet olarak nitelendirmektedir. Lokmân 31/6 Peygamberimiz ise bu konuya şu hadisleriyle dikkat çekmektedir “Allâh’ı zikretmeksizin çok konuşmayın! Allah’ın zikri dışında çok söz söylemek kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanların ise Allah’tan en uzak kimseler olduğunda şüphe yoktur.” Tirmizî, Zühd, 62 “Kendisini doğrudan ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, kişinin iyi müslüman oluşundandır.” Tirmizî, Zühd, 11 Taşlıcalı Yahyâ, çok konuşanların çok hata yapacağını ifâde ile şöyle der Ehl-i dillerde bu mesel anılur Kim ki çok söyler çok yanılur. 7- Maddî veya manevî hiçbir faydası olmayan, bilâkis zararı bulunan konuşmalardan şiddetle kaçınılmalıdır. Zîra “İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” Kaf 50/18 âyet-i kerîmesi, insanın kendisine bahşedilen hayatın kelime kelime hesabını vereceğine dikkat çekmektedir. Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur “Allâh’a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun!” Buhârî, Edeb, 31, 85 8- Kişinin helâl mi haram mı, güzel mi çirkin mi, hayır mı şer mi henüz tam olarak kestiremediği bir sözü söylemesi de konuşma âdâbına aykırıdır. Hadis-i şerifte “Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de bu yüzden cehennemin doğu ile batı arasından daha uzak bir yerine düşer gider.” buyrulmaktadır. Buhârî, Rikâk, 23 Atalarımız da, “Bin düşün bir söyle” ve benzeri güzel sözleri söylerken herhalde bu hadislerden ilham almışlardır. 9- İkili ilişkilerde insanı müşkil duruma sokacak anlamsız sözlerden kaçınmak, dostlukların devamı açısından fevkalâde ehemmiyeti hâizdir. Fahr-i Kâinât Efendimiz “Özür dilemek zorunda kalacağın bir sözü söyleme!” buyurmuştur. İbn-i Mâce, Zühd, 15 10- Mü’min her hâlukârda doğruyu konuşmalı, yalan söz ve yalan haberden şiddetle sakınmalıdır. Allah Resûlü şöyle buyurmuştur “İnsan sabahlayınca, bütün âzâları dile mürâcaat eder ve âdeta ona şöyle derler; Bizim haklarımızı korumakta Allah’tan kork! Biz ancak senin söyleyeceklerinle ceza görürüz. Biz, sana bağlıyız. Eğer sen doğru olursan biz de doğru oluruz. Eğer sen eğrilir, yoldan çıkarsan biz de sana uyar, senin gibi oluruz.»” Tirmizî, Zühd, 61 Kur’an-ı Kerîm ise aynı çerçevede bizlere şu uyarıda bulunmaktadır “Ey îmân edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin ki Allah amellerinizi salih hâle getirsin ve günahlarınızı bağışlasın.” el-Ahzâb 33/70-71 11- Gelecekle ilgili konuşurken “inşaallâh” demek, konuşma ile alâkalı bir diğer edeb kâidesidir. Kulun cüz’î irâdesi herhangi bir şeyin olması için kâfi bir sebep değildir. Önemli olan Allah’ın dilemesidir. Zîra istikbale ait bir şey dilerken “inşâallâh” demek, Allah’ın irâdesinin farkında olmak ve O’nun irâdesinin üstünde bir irâde tanımamak demektir. Nitekim bir âyet-i kerîmede; “İnşaallâh» ifâdesini kullanmadıkça hiçbir şey için, bunu yarın yapacağım» deme!” buyrulmaktadır. el-Kehf 18/23-24 Bir hadis-i şerifte ise Süleyman -aleyhisselâm- istikbâle mâtuf bir işinde, inşâallâh demediği için, dileğinin gerçekleşmediği haber verilmektedir. Buhârî, Eymân, 3 Kaynak Üsve-i Hasene, Erkam Yayınları İslam ve İhsan Peygamberimizin anlamlı sözleri nelerdir? Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. Kurban kesiniz. Onunla nefsi temizleyiniz. Bir kimse gününde kurbanını alır kıbleye yatırırsa onun boynuzu tersi kanıkılı ve her zerresi Kıyâmet Günü o kimse için hazır olur. Yere düşen kan Alah'ın muhâfazasına düşmüş olur. Az infak edinçok ecir alın. Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse İlâhı koruma ve teminattan mahrum kalır. Kim insanların dînî işlerinde Allah'ın faydalı kıldığı bir ilmi gizlerse Allah Kıyâmet günü onu ateşten bir gem ile gemler. Kim insanların kalbini çekmek için kelamın kullanılışını öğrenirse Allah Kıyâmet günü ondan ne farz ne nâfile hiçbir ibâdetini kabul etmez! Kim bir serçeyi gereksizce öldürürse o serçe kıyâmet günü arşın altından şöyle seslenerek gelir Sor şuna Yâ Rab! Beni niçin menfaatsiz yere öldürdü. Yazıklar olsun o kimseye ki halkı güldürmek için yalan söyler. Veyl azâbı ona veyl azâbı ona veyl azâbı ona. Kim bir mü'min kardeşinin ticâretindeki ikâlesini kabul ederse Cenâb-ı Hakk da âhirette onun hatalarını bağışlar düştüğü yerden kaldırır mü'min kardeşine gösterdiği kolaylıktan dolayı onu mağfiret eder. Kim bir ayıbı bulunan malı o kusurunu açıklamadan satarsa Allah'ın dâimî gazabı içinde kalır ve melekler durmadan ona lânet eder Kimin ilmi artar da zühdü artmazsa onun sâdece Allah'tan uzaklaşması artmış demektir. Kim bildiği bir ilimden suâl edilir de onu gizlerse kıyâmet günü ağzı ateşten bir gem ile gemlenir. Kıyamet yaklaştı halbuki insanların dünyâya karşı ancak hırsları artıyor. Dünyâ ancak onların Cenâb-ı Hakk'a uzaklıklarını ziyâdeleştirir. İki nîmet vardır ki insanların pek çoğu her ikisinden de aldanmışlardır Sıhhat ve boş vakit! Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa sanki gecenin yarısını namaz ile ihyâ etmiş ayakta durmuş gibi olur. Kimde sabah namazını cemâatle kılarsa sanki gecenin tamamında namaz kılmış gibi olur. Üç nevi insana merhamet edin Bir kavmin fakir düşmüş zenginine zelîl olmuş azîzine ve bir de ahmakların ve câhillerin oyuncağı olmuş âlime! Âdemoğlunun sözlerinin hepsi aleyhinedir. Ancak mâfura dinin güzel gördüklerini emir veya münkerden dinin kötü gördüklerinden nehiy veyahut Yüce Allah'ı zikir bundan müstesnâdır. Kim iki kız çocuğunu büluğ çağına ulaşıncaya kadar besler terbiye ederse kıyâmet günü o benimle şöyle olduğumuz hâlde gelir. buyurdu ve iki parmağını bir araya getirdi. Bir topluluk Allah'ı zikretmek üzere toplanmaya görsünler ille kendilerine 'mağfiret edilmiş kalkınız' denilir de oradan öyle dağılırlar. Kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanırsa Allah da onun kavuşmasından hoşlanır; kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da onun kavuşmasından hoşlanmaz. Dünyâdan yüz çevirmek kalbi ve bedeni rahatlatır. Dünyâya tama' etmek ise keder ve hüznü uzun kılar. Şeytan ilim öğren öğrenmeden amele lüzûm yok der ve dâimâ ilmi teşvik eder ameli sona bıraktırır derken adam amel etmeden ölür gider. Kimin üç kızı veya üç kız kardeşi iki kızı veya iki kız kardeşi bulunur da onları gözetmeyi güzel yapar ve onlar hakkında Allah'tan korkarsa karşılığında kendisi için cennet vardır. Kimin barındırdığı esirgediği ve terbiyesiyle meşgul olduğu üç kız evlâdı varsa elbette ona cennet vâcip olur. Denildi ki 'Yâ Rasûlallâh! İki kızı varsa' İki kızı varsa da.. Allahü teâlânın kula en yakın olduğu zaman gecenin ikinci yarısıdır. O saatte Allahü teâlâyı zikredenlerden olabiliyorsan ol! Ekini hasat ettiğiniz zaman fakirlerin haklarını verin ve israf etmeyin! Allahü teâlâ israf edenleri elbette sevmez. Hasta ziyâretine gittiğinizde ona ömrü ve hastalığı konusunda güzel sözler söyleyip ümit veriniz! Bir mümin namaz kılmaya başlayınca Cennet kapıları onun için açılır. Rabbi ile arasında bulunan perdeler kalkar. Bu hâl namaz bitinceye kadar devam eder. Allahü teâlâ bana farzları yerine getirmemi emrettiği gibi insanlarla güzel geçinmemi de emretti. Gıybet insanın sevabını ve iyi amellerini ateşin kuru odunu yaktığı gibi yakar. İnsanlar içinde kadın üzerinde en fazla hak sahibi kocası erkeğin üzerinde de anasıdır. Allahü teâlâ her Cumâ günü 600 000 kişiyi Cehennemden azat eder. Bunların hepsi Cehenneme lâyık olup Cumâ gününün bereketi ile Cehennemden çıkarılır. Kadınlarınıza eziyet etmeyin! Onlar Allahü teâlânın sizlere emânetidir. Onlara yumuşak olunuz ve iyilik ediniz! İnsanların dünyada endişesi en büyük olanı mümin kimsedir. Çünkü hem dünyası hem de âhıreti için endişelidir. Her nemâzdan sonra üç kerre Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etübü ileyh okuyanın bütün günâhları afv olur. İstigfâra devâm edeni çok okuyanı Allahü teâlâ derdlerden sıkıntılardan kurtarır. Onu hiç ummadığı yerden rızklandırır. Yâ Ebâ Hüreyre! Kuşluk namazını terk etme! Cennetin bir kapısı vardır ki ona “Duhâ kapısı” derler. Bu kapıdan yalnız kuşluk namazı kılanlar girer. Zikrin en hayırlısı gizli olanı rızkın en hayırlısı da yetecek kadar olanıdır. [Ahmed b. Hanbel] Bir kimse bir mazlumla onun hakkını alıncaya kadar yürüse ayaklarının kaydığı günde Hak Teala onun iki ayağını sabit kılar. Bir zaman sonra benim ümmetim de 73 fırkaya ayrılır bunlardan ancak bir tanesi kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka; benim ve ashabımın gitdiği yolda olanların fırkasıdır. Kim ki kurban kesmeye malî kudreti yerinde olur da kesmezse o kimse namazgâhımıza sakın yaklaşmasın. Herhangi bir genç bir ihtiyara yaşından dolayı hürmet ederse Allah’u Teala da o gence yaşlandığında hürmet edecek kimseleri bahşeder .. Ruhlar toplanmış ordular gibi yaratıldılar. Onlardan, önceden tanışıp birbirlerinden hoşlananlar dünyadada kaynaşırlar. Ruhlar aleminde birbirlerinden hoşlanmayanlar dünyadada zıtlaşırlar. Unutmayın.! Yaktığınız can kadar canınız yanacak ve üzdüğünüz kadar üzüleceksiniz.. Allah korkusundan gözlerinden sinek başı kadar yaş çıkıp da yanaklarına düşen bir mümin kula,asla cehennem ateşi değmez! İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. Etmez ise ehli sen olursun." Size iki nasihatçi bıraktım. Bunlardan biri susar,diğeri konuşur. Susan nasihatçi ölüm, konuşan ise Kur'an-ı Kerim'dir Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar.

peygamber efendimizin doğumuyla ilgili sözler