🥏 Uygurların Din Değiştirmesi Neleri Etkilemiştir

oj10. 1643 Son Güncelleme 1643 TAKİP ET Türkiye ise Sincan’a bir gözlem heyeti göndereceğini Sincan’daki tartışmalı eğitim kamplarında tutulan Uygurların çoğunun serbest bırakıldığını açıkladı. Başkent Pekin’de bir basın toplantısı düzenleyen Sincan Uygur Özerk Bölgesi Vali Yardımcısı Alken Tuniaz, "Eğitimlerini alan insanların çoğu topluma ve evlerine geri döndü" dedi. Kaç kişinin serbest bırakıldığını açıklamayan Tuniaz çoğunun bir iş bulduğunu söyledi. Sincan Uygur Özerk Bölgesi Valisi Şöhret Zakir de serbest kalanların "yüzden 90'dan fazlasının" "sevdikleri ve uygun gördükleri bir iş" bulduğunu belirterek eğitim merkezlerinin bu bakımdan "etkin" olduğunu kaydetti. Vali, kamplardaki müfredatta Çin hukuku, Çincenin Mandarin lehçesi ve "dinlerin gerçek anlamı" gibi konularda eğitim verildiğini söyledi. Zakir kamptakilere "normal dini gelenekleri yasal koruma altında nasıl uygulayabileceklerinin" öğretildiğini de belirtti. "Domuz eti yemeye zorlandık" Eğitim kamplarında kalmış olanlarsa zaten inançları nedeniyle buraya kapatıldıklarına dikkat çekiyor. Bu kamplardan birinde iki ay kalan Kazak bir iş adamı Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada merkezin tek amacının tutukluların din değiştirmesi olduğunu söyledi. İşadamı tutukluların domuz eti yemeye ve her sabah milliyetçi şarkılar söylemeye zorlandığını belirtti. İnsan hakları örgütlerinin tahminine göre Uygur ve diğer Müslüman azınlıklardan 1 milyondan fazla insan Sincan'daki kamplarda tutuluyor ve bu kamplarda dinlerini, kültürlerini ve dillerini bırakmaya zorlanıyor. İddiaları reddeden Pekin bu kampların İslami radikalizmle mücadelede birer eğitim merkezi olduğunu ileri sürüyor. Türkiye Sincan'a heyet gönderiyor 52. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği ASEAN toplantısı için Tayland’ın başkenti Bangkok'ta bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu konuyla ilgili Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir görüşme yaptı. Görüşme sonrasında Twitter üzerinden bir açıklama yapan Çavuşoğlu, Uygur Türklerinin durumunun ele alındığını belirterek "Çin Halk Cumhuriyeti'nin daveti üzerine Sincan'a bir gözlem heyeti gönderiyoruz" dedi. AFP, Reuters / EC, BK ©Deutsche Welle Türkçe Uygurlar, Çin Halk Cumhuriyeti’ne bağlı Sincan Uygur Özerk Bölgesinde yaşayan Türk halkıdır. Dilleri Uygurcadır. Uygurca Arap kökenli alfabe ile yazılır. Alfabeleri 14 ila 18 harften oluşur. Uygurlar geçmişte Çin ile dostça ilişkiler kurmamış, baskı ve işkence ile yaşamaya zorlanmıştır. İlk yerleşik hayata geçen Türk Devleti Uygur Devleti’dir. Tarım ve mimari gelişmiştir. Uygur halkı iki defa 1933 ve 1944 yılında, kendi otonom cumhuriyetini kurmuştur. Çin Halk Cumhuriyeti 1949’da Doğu Türkistan’ı işgal ederek Uygurların 1944 den beri var olan Türkistan Cumhuriyeti’ni yok etmiştir. Uygur halkı Çin içerisinde kendi geleneklerini ve kültürlerini sürdüremediklerinden yakınmaktadırlar. *** Çin yönetimi doğu Türkistan’daki Müslümanlara karşı dinsizleşme politikaları uygulamış, din ve vicdan hürriyetini engellemiştir, başörtüsü ve sakalı yasaklamıştır. Ramazanda oruç yasaklanmış, cevaben de” biz halkın sağlığını ve iş verimliliğini gözettiğimiz için yaptık” denilmektedir. Doğu Türkistan’da 1985 yılında yürürlüğe konulan bir uygulamayla şehirde yaşayanlara bir çocuk yapma, kırsalda iki çocuk yapma kotası getirildi. Yaklaşık 29 yıldır uygulanan bu politika sonucu mahallelerdeki ajanlar vasıtasıyla tespit edilen 7-8 aylık hamile kadınlar bile doğuma birkaç hafta kala polis nezaretinde yakalanarak zorla kürtaj edilmekte ve dünyaya gelmeden milyonlarca bebek katledilmektedir. Uygur Türkçesinin alanı daraltılırken Çince yaygınlaştırılmaktadır. Bu çerçevede6-7 yaşındaki yüzbinlerce Uygur çocuk ailelerinden, yurtlarından koparılarak Çin’in iç bölgelerine zorla götürülmektedir. Amaç Komünist Partiye sadık bir köle, kendi milletine karşı birer hain yetiştirmektir. Aynı yıllarda başlatılan projede 18-25 yaş arası gençlerinin iş vaadiyle Çin’e götürülmesidir. Çin’in Şavguan eyaletinin Gangdong bölgesinde gençlere yapılan saldırılar, tarihe 5 Temmuz 2009 katliamı olarak geçen olayların yaşanmasına sebep olmuştur. Doğu Türkistan’a göç teşvik edilerek bölgenin demografik yapısı Çinlilerin lehine değiştirilmiştir. Toprak reformu adı altında yerli halkın toprakları ellerinden alınmış ve Çinlilere dağıtılmıştır. Her türlü etnik, dinsel ve kültürel ayrımcılık devlet eliyle yapılmaktadır. Asimilasyonun asıl amacı olarak Uygur ve Çinlilerin karma evlilikleri teşvik edilerek evlenenlere başta düğün masraflarının karşılanması olmak üzere ev,iş kredisi ile her türlü imtiyaz asıl amacı doğu Türkistan’ı kendi koydukları ”Sincanyeni sınır-sonradan kazanılan toprak” anlamına uygun olarak asimile edip Çinlileştirmektir. UYGURLARIN ÇİN’DEN İSTEKLERİ -İnsanların yaşam hakkına saygı duyulması, -Eğitim haklarının verilmesi, -Yargı bağımsızlığının sağlanması, -Müslüman Uygurların din ve vicdan hürriyetlerinin önündeki, engellerin kaldırılması, -Doğum kontrolü ve aile planlaması adı altında çocuk kotalarının kaldırılması, -Bugün sayıları yüz bini aşmış olan 18-25 yaş arasındaki genç kızları iş vaadiyle zorla Çin’e götürülmesinin durdurulması, -Çift dilli eğitim adı altında ailelerinden zorla koparılarak 6-7 yaşındaki çocuklarımızın ailelerine teslim edilmesi, dünya tarihinde benzeri görülmemiş bu asimilasyon politikasından vazgeçilmesi, Tarihe Urumçi katliamı olarak geçen katliamda öldürülenlerin açıklanması,kayıpların ve cezaevlerindeki tutukluların tespit edilmesi -Bağımsız gözlemciler nezaretinde 5 temmuz 2009 katliamının gerçek boyutlarının araştırılması ,istiyorlar. PEKİ ; Neden, uluslararası toplumun duyarsızlığı !?? Neden,batılı ülke ve kurumlar müdahale etmiyor !?? Neden ,Avrupa parlamentosu Çin’i kınamamıştır !?? Neden, Orta Asya Cumhuriyetleri tek kelime etmemiştir !?? BUNA RAĞMEN; NEDEN ÇİN MALLARINA KOTA KOYMUYORUZ !?? Neden, ülkenin her yanı Çin mallarıyla dolu!?? Neden Çin malları çok mu kaliteli !?? Neden, hastalık ve alerji yapmasına rağmen kıyafetleri yasaklanmıyor !?? Neden ,ülke olarak çözüm aramıyoruz !!!??? Neden, sayfa aralarına sıkışıp kalmış, face’de, tweter de bir iki sözle olur mu çözüm???... Çözüme kaç var, çözüm için kim var,kim elini taşın altına koyacak ??? HİÇ KİMSE !!!... Çünkü politikacıların çoğu seçime daldı ve gözleri,kulakları,ağızları seçimle dopdolu… Sanırım Doğu Türkistan’a içimiz yanacak bizim !!! Ve söylenip dururken, Oy vermek için de sıra olmaktan geri kalmayacağız…. SEVGİ VE SAYGILARIMLA

uygurların din değiştirmesi neleri etkilemiştir