🐷 2002 Den Önce Alınan Mallar
ECPden yapılan açıklamaya göre, malvarlıklarını eylül ayına kadar açıklamayan 7 senatör, 71 Ulusal Meclis üyesi, 84 Pencap Eyaleti, 50 Sind Eyaleti, 38 Hayberpahtunhuva Eyaleti ve 11 Belucistan Eyaleti milletvekilinin meclis üyeliği geçici olarak askıya alındı. Açıklamada, parlamenterlerin mal bildiriminde bulunana
Özet 2010/4 Sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğin Uygulamaya Getirdiği Yenilikler GİRİŞ Rekabet Kurumu’nun kuruluşundan kısa bir süre sonra çıkardığı, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“RKHK”) kapsamında birleşme ve devralmaların hukuki geçerlilik kazanması için
Bütünbunlardan dolayı fetihten önce harcanan mal ve yapılan savaşlarla, fetihten sonraki savaşlar ve harcanan mallar bir değildir. Çünkü fetihten sonra üstünlük Müslümanlara geçmiştir. “Fetihten önce ancak sıddıklar iman ediyordu. Ama fetihten sonra İslam büyük bir zuhurla ortaya çıktı.
İhraçfazlası mal almak 2022 güncel verilerine göre en ucuz olarak İstanbul Merter bölgesinde gerçekleşmektedir. İstanbul Merter, Mahmut Paşa, Kapalı Çarşı, Güngören ihraç fazlası ürün satan merkezlerin başında gelmektedir. Bu yerlerin iletişim bilgileri ve diğer merak ettiklerinizi bu adresten bulabilirsiniz.
Müftüoğlu "Daha açık ifadesi ile bu iddiaya göre Prof. Alemdaroğlu ve diğer akademisyenler bu çalışmayı kendi eserleriymiş gibi yayımlamışlar yani bilim hırsızlığı yapmışlardır. Bir süredir söylene gelen bu iddia, 13 Haziran 2002 tarihinden bu yana Virginia Üniversitesi'nin web sitesinde de yer almaktadır" diyor.
1 Çay 1 kg. 2- Çözülebilir hazır kahve 1 kg. 3- Kahve 1 kg. 4- Çikolata 1 kg. 5- Şekerden mamul yiyecek 1 kg. İsteyen yolcular 1 kg çikolata veya 1 kg. şekerden mamul yiyecek haklarının tamamını yani 2 kg.lık hakkı söz konusu eşyadan sadece birisi için kullanabilirler.
29Kasım 2014 – Gayrimenkul ve İnşaat Hukuku İcra Hukuk Mahkemesinden Alınan Yetki ile Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası. Paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz malda hissedarların mallarının aynen taksim edilmesi veya mahkemece satılarak bedellerinin hissedarlar arasında payları nispetinde paylaştırılmasına izale-i şuyu denir.
EvlenmedenÖnce Alınan Malların Boşanmadaki Durumu Evlenmeden önce satın alınan mallar, satın alan eşin kişisel malı olarak kabul edildiğinden mal paylaşımına dahil edilmez. Evlenmeden önce satın alınan, ancak kredisi evlilik içinde ödenen ev, araba, arsa vb. gibi mallar belli bir hesaplama tekniği ile boşanmada mal
İcraihalelerinden en çok satın alınan malların başında konut ve otomobiller gelmektedir. Özellikle bu hayli masraflı olan malların piyasanın neredeyse yarı fiyatına alınabiliyor olması icradan otomobil alımlarını arttırmıştır. Sadece normal araçlar değil lüks otomobiller de icra ilanları sitelerinde yerini almaktadır.
fqQ8. Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın farklı ülkelerindeki 255 diplomatik misyonuyla, küresel sıralamada ilk 5'de yer almakta. Dünya ekonomisinin önde gelen 45 ülkesi ve dünya genelinde 193 ülke dikkate alındığında, bu rakam, küresel diplomasideki konumumuz, dünyanın her noktasında Türk Bayrağı'nı temsil etme başarımız her türlü takdirin üzerinde. Türkiye, iki 'siyah kuğu', küresel pandemi ve Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki olağanüstü saha başarılarıyla, tahliye operasyonlarıyla, başta sağlık malzemesi ve gıda olmak üzere, operasyon bölgelerinin kılcal damarlarına kadar tedarik imkan ve kabiliyetleriyle, başta Birleşmiş Milletler, dünyanın önde gelen pek çok uluslararası teşkilatı ve küresel siyasette iddiası olan ülkeden tarihe not düşülen takdirler aldı. Dışişleri Bakanlığımız, Türk diplomasisinin emsalinin bulunması hayli zor 'insani ve girişimci diplomasi' başarısını, 2023 ve ötesine daha da iddialı bir seviyeye ulaştırmak adına, '360 derece' kapsayıcı 'dijital diplomasi' adımlarını, dijital diplomasiye yönelik yatırımları ve teknoloji geliştirme projelerini adeta katlayacak adımları hızlandırıyor. Dİplomasi sanatının en zor safhalarını etkin bir şekilde kullanan Türk diplomasisi, Dışişleri Bakanlığımızın 'akil ve müşfik' diplomasi hamlesi ile, yapay zekaya dayalı ve Türkiye'nin 'yumuşak güç' imkan ve kabiliyetlerini katlayacak politika, strateji ve uygulamaları bir üst çıtaya taşıyarak, sadece yakın coğrafyamız nezdindeki diplomatik farkındalığımızı güçlendirmenin de ötesinde, Afrika, Asya ve Latin Amerika'dan da yönelen, giderek artan bir 'işbirliği' sürecine yoğunlaşıyor. Türkiye'nin sahada ve masada 'insani ve girişimci diplomasi' başarıları, milli savunma endüstrisindeki kanıtlanmış becerileri ve projeleri ile birlikte, Ülkemizin önemli bir küresel aktör, bölgesinde oyun kurucu bir ülke olma becerisini perçinliyor. Türkiye'nin son 20 yılda büyük bir başarıyla yürüttüğü ve son 8 yılda adeta ikiye, üçe katladığı 'küresel ve bölgesel açılım' stratejisi, 2002 yılında sadece 162 olan diplomatik misyon sayımızı, bugün 255'e ulaştırmış durumda. TCMB uzmanlarının çalışmasındaki önemli bir detay olarak, Türkiye'nin Afrika'da açtığı her diplomatik misyonun o ülkeye ihracatımızı yüzde 25 ile 30 oranında arttırdığını dikkate aldığımızda, 255 diplomatik misyon, Türkiye'nin ihracatının, yeni bir Cumhuriyet tarihi rekoru olarak, neden 250-260 milyar dolara doğru ilerlediği konusunda gereken ipucunu veriyor. 2019'da küresel ticaretin ortalama ülkeler arası mesafesinin km iken, km'ye ilerlediği, Türkiye'nin ortalama ihracat mesafesinin aynı dönemde km'den km'ye ilerlediği bir dünyada, diplomatik misyonlarımızın Asya-Pasifik'te 'Yeniden Asya' açılımı ile faaliyetlerini hızlandırması, Afrika'da katlanan ve Afrika ülkelerince alkışlanan açılımımız ve Latin Amerika ile güçlenen diplomatik ve ticari diyaloğumuz, Türkiye'nin ihracat ortalama mesafesini 4 bin, km seviyelerine taşıdığında, bu başarı Türkiye'nin ihracat hacminin 300 milyar dolar ve ötesine de taşınması anlamına gelecek. Küresel tedarik zinciri sisteminin Türkiye lehine yeniden yapılandığı böyle bir özel dönemde, ticaret becerimiz ve gücümüzle, Türk diplomasininin 'insani ve girişimci diplomasi' başarısı ile, ihracat hacmimizi 2023 ve ötesinde önce 300 milyar dolar, ardından 500 milyar dolar ve ötesine taşımamız pek ala mümkün. Afrika, Asya-Pasifik ve Latin Amerika ile aramızdaki insanı ve ticari diplomasi ilişkisini, birbirini tanımadan, artık daha yoğun karşılıklı doğrudan yatırımlara, daha yoğun mal ve hizmet ticaretine ve daha yoğun bir şekilde küresel meselelere ortak çözüm üretme kabiliyetine dönüştürecek tarihi bir ivme yakaladık. Türk diplomasisinin '2023 ve ötesinde Akil ve Müşfik Türk Diplomasisi' becerisi, sürdürülebilir başarı çıtası, Türkiye'yi dünya siyasetinin vazgeçilmez oyun kurucu ülkesi olarak, tüm gelişmekte olan ekonomiler için 'ilham kaynağı' ülke statüsüne taşıyacak. Yasal Uyarı Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
HAKKIMDA SON YAZILARIM Avukat Yasin GİRGİN, 1977 Ankara doğumludur. 1999 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmiş ve sonrasında 2 yıl boyunca Özel Hukuk Master programına devam yılları arasında yaptığı hakimlik dönemi dışında 13 Kasım 2000'den bu yana serbest avukatlık faaliyetini icra kitabı ve çok sayıda makalesi bulunan GİRGİN'in 120 köşe yazısı Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanmıştır. GİRGİN, halen okur sorularını cevapladığı köşe yazılarını kaleme 483 9313 numaralı telefonumuzdan bize ulaşabilirsiniz. Boşanma Davalarında Mallar Nasıl Paylaşılır? boşanmada mal paylaşımı 2020, çekişmeli boşanmada mal paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı ve nafaka, boşanmada araba paylaşımı, boşanmada ev paylaşımı, boşanmada mal paylaşımı 2020, anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı, boşanmada mal kaçırma 1926’dan Önceki Dönemde Boşanmada Mal Paylaşımı 1926 yılından önce Türk Hukuku’nda karı-koca mal rejimi kavramı ve buna ait çeşitli kurallar yoktu. Eşlerden her birinin kendi mallarında eskisi gibi zilyet ve bunlara tasarrufta zilyet olması, yani tam anlamıyla mal ayrılığı vardı. Kocanın, eşini her an boşanma hak ve yetkisine sahip olması karşısında kadının kendi malları üzerindeki hak ve menfaatleri tam olarak sağlanmış oluyordu. 1 Ocak 2002’den önce edinilen mallarda da kadının hakkı olabilir 743 sayılı Medeni Kanun ise, yasal mal rejimi olarak mal ayrılığını kabul etmekle beraber, onun yanında mal birliği ve mal ortaklığı gibi iki farklı mal rejimini de düzenlemiş böylece de eşlere farklı üç mal rejimi türünden dilediğini seçebilme imkânını sağlamıştı. 1 Ocak 2002’de 4721 sayılı yeni Medeni Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki dönemde yapılan evlilikler için mal ayrılığı sistemi benimsenmiştir. Yani bir evlilik 1 Ocak 2002’den önce başlamışsa ve evlilik sözleşmesi de yapılmamışsa, evliliğin bu döneminde eşlerin adına kayıt ettirdikleri mal varlıkları kimin adına kayıtlı ise onun olur. Bu dönemlerde evin geçimi erkekler tarafından sağlanır, kadınlar ise çalışmazdı. Evlilik içinde alınan mallar da genellikle erkek adına kayıt edilirdi. Bu dönemde kadınların, kocalarının mal varlığında hakkı bulunmuyor; ancak çalışarak evin geçimine katkıda bulunan kadınlar ile ziynetler veya ailesinin katkılarıyla vb. şekilde eşinin edindiği mala katkı yapılması hali bu kuralın istisnasını oluşturuyor. 2002 Yılından Sonraki Dönemde Boşanmada Mal Paylaşımı 4721 sayılı Türk Medeni Kanun Dördüncü Bölüm’de “Eşler Arasındaki Mal Rejimi” başlığı altında 202- 281. maddeleri arasında eşler arasındaki malî ilişkiler, özellikle Medeni Kanunun öngördüğü çeşitli mal rejimlerinde eşlere ait olan malların yönetimi, mallardan yararlanma, mallar üzerinde tasarrufta bulunma ve eşlerin bu konudaki sorumlulukları, üçüncü kişilerin mal rejimleri karşısındaki durumları gibi konular düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında, aralarındaki yasal mal rejimini değiştirmemiş eşlerin 1 Ocak 2002 tarihinden önceki malvarlıklarına 743 sayılı Kanun’a göre mal ayrılığı, 1 Ocak 2002’den sonraki malvarlıklarına ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin kabulü, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilmesiyle sona erer. Edinilmiş malların tasfiyesi sırasında alacağa ilişkin olmak üzere değer artış payı alacağı ve katılma alacağı olmak üzere iki taleple karşılaşılabilir. Kural olarak, 1 ocak 2002’den sonra bir eşin edindiği mal varlığının değerinin yarısı diğer eşe aittir. Diğer eşin çalışması, çalışmaması hatta fiili olarak aynı evde yaşıyor olup olmamaları dahi önemli değildir. Boşanmada Mal Paylaşımı Konusunda Sıkça Tekrar Edilen Yanlışlar Sizler gibi ben de internete giriyorum, gazete ve televizyon izliyorum. Katıldığım tüm programlarda ve sizlerden gelen sorularda maalesef bu bilgi kirliliği ile savaşmak zorunda kalıyorum. Etrafta o kadar çok fazla ve birbiriyle çelişen bilgi var ki, normal bir insan kimin söylediğinin doğru olduğunu şaşırıyor maalesef. Bu nedenle önemli gördüğüm bazı sorularınıza verdiğim cevapları buraya da aldım. Lütfen her okuduğunuza itibar etmeyin ve işi ehline bırakın. Şirket Hisselerinin Paylaşımı Nasıl Olur? Boşanma davalarında sıkça karşılaşılan durumlardan bir tanesi de eşlerden birinin ortağı olduğu şirketteki hissesinin paylaşımıdır. Eşin 1 Ocak 2002 tarihinden sonra çalışmaları karşılığında kazandıkları ile kurduğu, ortak olduğu şirketlerdeki hisse değerleri ve bu hisselerin gelirleri üzerinde diğer eşin edinilmiş mallara katılma rejimi dolayısıyla hakkı bulunmaktadır. Şirket hisseleri eğer 2002 yılından önce elde edilmiş ise, hisse sahibi eşin kişisel malı olarak kabul edilir. Bu nedenle şirketin hisse değeri paylaşıma tabi tutulmaz. Şirket hissesinin 2002’den sonra ve evlilik süresi içinde elde edilmiş olması halinde, şirket hissesinin değeri edinilmiş mal olarak kabul edilerek, istisnai durumlar dışında, mal paylaşımına dahil edilebilir. Her iki durumda da şirket hissesi nedeniyle elde edilen gelirler , tıpkı kira gelirinde olduğu gibi, edinilmiş mal kabul edilerek paylaşıma dahil edilir. Paylaşım yapılırken, hisselerin yarısı değil, değerinin yarısı paylaşılacaktır. Burada elimizdeki örnek kararlardan birini paylaşıyorum “Toplanan delillerden; tarafların evlendikleri, tarihinde boşanma davasının açıldığı, tasfiyenin de istenildiği, boşanmanın kesinleştiği, mal rejiminin sona erdiği MK. md. 225/2 davanın konusunu oluşturan şirketin kurulduğu, dava konusu şirkete ve otomobile davacı tarafından maddi bir katkıda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şirket hissesi kocanın kişisel malıdır. Kişisel malın yerine geçen değerlerde kişisel maldır. MK. md. 220/2-4 Kişisel malın geliri ise aksine sözleşme yapılmadığı sürece edinilmiş maldır. MK. md. 219/4, 221/2 Mahkemece yapılacak iş; 4721 Sayılı Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği ile mal rejiminin sona erdiği tarihleri arasında şirket tarafından davalıya payı dikkate alınarak bir temettü verilmiş ise bunun tesbiti, kar payı verilmemiş ancak şirkete ayın olarak ilave yapılmış ise bunun da belirlenmesi MK. md. 221 , mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiyede dikkate alınacağının gözetilmesi MK. md. 235 buna göre katılma alacağı hesaplanması yoluna gidilmelidir. MK. md. 236 Dava konusu otomobilinde edinilmiş mallar yerine geçen değerlerden olup olmadığı da araştırılmalıdır. MK. md. 219/5 İşin temyiz incelemesi sırasında bu yönün gözden kaçtığı ve yazılı şekilde bozma yapıldığı anlaşılmakla davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.” YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E. 2007/6042 K. 2007/8727 T. Anlaşmalı boşanma protokolü gereğince şirket hisselerinin hissedar eş tarafından diğer eşe devri kararlaştırılmış olmasına rağmen şirket hisse devri yapılmamışsa, şirket hisselerinin hükmen devir ve tescili isteğine ilişkin davada görevli Mahkeme Ticaret Mahkemesidir. Şirketin duran ve dönen ve bu şekilde aktifleri teşkil eden miktardan borçların çıkarılarak defter değerinin bulunması, bunların içinden başlangıçtaki durumuna göre tasfiye tarihindeki durumu değişen maddi duran varlıklar ve mali duran varlıkların başlangıçtaki defter değerlerinin çıkartılıp yerine söz konusu kıymetlerin tasfiye tarihi itibariyle piyasa değerleri ilave edilir Yasin Bey, ünlü bir kişi Acun Ilıcalı’nın boşanma davası ile ilgili olarak “eşinin yarı yarıya hakkı bulunmadığını, herkesin yanlış bildiğini” yazdı. Bu doğru mu? Hukuki konularda danışma verme hakkı Avukatlık Kanunu gereğince sadece avukatlarda bulunmaktadır. Zamanında bu kanunun bu şekilde yapılmış olmasının nedeni yalan yanlış, eksik bilgilerle halkın yanıltılmasının önüne geçmek olmalı. Öte yandan o kişinin söylediği söz 1 Ocak 2002’den önce iktisap edilmiş mal varlığı açısından doğrudur. Menfaatiniz için herkesin söylediğine inanmayınız. Boşanma davasında mal kaçırmanın önlenmesi için tedbir koyulabilir mi? Koyulabilirse nasıl? Boşanma davası sırasında mal kaçırmanın önlenmesi için hukuken mallara tedbir konulamaz. Bu kanun yeni olduğu için ülkenin çeşitli yerlerinde farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Ancak kanuna ve Yargıtay içtihatlarına göre boşanmada mal kaçırmanın önlenebilmesi için boşanma davası ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi davası da açılmalı. Bu dava açılmadan boşanmada mal kaçırmanın önlenmesi için eşin malvarlığı üzerine tedbir koyulması yanlış olacaktır. Boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılmasının 1 yıllık süresi olduğu doğru mu? Mal rejimi nedeniyle talep hakları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Önceden 1 yıllık zamanaşımı kabul ediliyordu, ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu aldığı bir kararla 1 yıllık zamanaşımı süresinin 10 yıl olarak uygulanması gerektiğine işaret etmiştir. Boşanma olmadan malların paylaşılamayacağı doğru mu? Bu da tam doğru bir ifade değil. Eşler birbirlerine geçen kişisel mallarını boşanma davası açılmadan da isteyebilirler. Eşler arasındaki cebri icra yasağı kaldırılmıştır. Eşler birbirine dava açıp hakkını alabilir. Edinilmiş mal adı verilen, evlilik sırasında çalışma karşılığı alınan malların ise boşanma davasını açınca paylaşılmasını isteyebilirler. Son güncelleme
Evlenmeden Önce Alınan Mallar Yarıya mı Bölünür? Ağustos 12, 2021Ağustos 10, 2021 Evlenmeden Önce Alınan Mallar Yarıya mı Bölünür? Evlenmeden Önce Alınan Malların Boşanmadaki Durumu Evlenmeden önce satın alınan mallar, satın alan eşin kişisel malı olarak kabul edildiğinden mal paylaşımına dahil edilmez. Evlenmeden önce satın alınan, ancak kredisi evlilik içinde ödenen ev, araba, arsa vb. gibi mallar belli bir hesaplama tekniği ile boşanmada mal paylaşımına dahil edilir. Evlenmeden önce alınan mallar ölüm halinde nasıl paylaşılır? EVLİLİK ÖNCESİ … Read more
Av. Filiz METİN Eşin ölmesi halinde, sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan hukuki durumu ile ayrıca mirasçı olması bakımından içinde bulunduğu hukuki durum önem arzetmektedir. Günlük hayatımızda eşlerden biri ölünce sağ kalan eş ve diğer mirasçılar doğrudan miras hukuku hükümlerine göre mirasın intikali işlemlerin gerçekleştirse de, hukuken durum tam olarak da böyle değildir. Zira eşlerden birinin vefat etmesi, mal rejimine son veren hallerden biridir. Ölüm halinde sağ kalan eşin miras hukukundan doğan hakları olduğu gibi, aile hukukundan doğan da birtakım hakları bulunmaktadır. Hatta sağ kalan eşin veya diğer mirasçıların aile hukukundan doğan talep hakkı önceliklidir. Şöyle ki; bir eş vefat ettiğinde, öncelikle eşler arasındaki aile hukukundan doğan mal rejiminin tasfiyesi yapılır, ardından miras paylaşımına geçilir. Bu durumda sağ kalan eş, ölen eşin mirasçılarına karşı mal rejiminin tasfiyesi davasını yöneltebileceği gibi, ölen eşin mirasçıları da bu davayı sağ kalan eşe yöneltebilirler. Medeni Kanunu’muzun yürürlüğe girdiği tarih olan 1 Ocak 2002’den önce “mal ayrılığı rejimi” kabul edilmiş iken, bu tarih itibariyle yasal mal rejimi olarak "edinilmiş mallara katılma rejimi" geçerlidir. Bu tarihten önce evlenmiş olsalar dahi, eşler bir sözleşme ile başka bir paylaşım oranı belirlememiş iseler, kanun gereği bu rejime tabi olmuşlardır. Bir eşin ölümü halinde, terekede edinilmiş mallar varsa, ya da sağ kalan eşin edinilmiş malları varsa, iki tür tasfiye söz konusu olur. Birincisi, aile hukuku kaynaklı mal rejimi tasfiyesi, ikincisi de, miras hukukundan doğan mirasın tasfiyesidir. Mal rejiminin tasfiyesi, mirasın tasfiyesinden önceliklidir. Bir başka ifadeyle, mirasın paylaşılması, mal rejimi tasfiyesinin sonucuna bağlı olacağından, mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağının belirlenmesi, mirasın tasfiyesi davası için bekletici mesele oluşturacaktır. Sağ kalan eş ile ölen eşi arasındaki mal rejiminin tasfiyesi öncelikli bir hukuki işlemdir. Sağ kalan eş ölen eşi ile aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan haklarını varsa aldıktan sonra ölen eş adına kalan malvarlığı mirasa konu olacaktır. Sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan bu hakları “yasal eş olma hali”nden kaynaklanmakta olup mirasçılık sıfatından ayrıdır. Bir başka ifadeyle, bir eşin ölümü halinde sağ kalan eş, ölen eşin hem mirasçısı olmakta hem de evlilik içinde edinilmiş veya edinilmesine katkı sunduğu mallar açısından terekeden alacak hakkına sahip olmaktadır. Mal rejiminin tasfiyesi aile mahkemesinin, mirasın tasfiyesi ise sulh mahkemesinin görev alanına girer. Yasal mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı hakkı, parasal bir alacak hakkı olup ayni değil nakdi bir talep hakkı doğurur. Yasal mal rejiminin tasfiyesinde, kural olarak ölen eşin sadece "edinilmiş malları" tasfiyeye dahildir. Edinilmiş mal, sonra eşlerin evlendikleri andan itibaren kimin mülkiyetine olursa olsun evlilik süreci boyunca edindikleri tüm varlığını oluşturur. Sağ kalan eşin talep edebileceği edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır; 1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler, 2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, 3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, 4. Kişisel mallarının gelirleri, 5. Edinilmiş malların yerine geçen değerlerdir. Mal rejiminin ölüm anında sona ermiş sayılacağından mal rejimi tasfiyesinde, sağ kalan eş, çocuklar ve diğer mirasçılar arasında tasfiye yapılmadan önce, eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesinin yapılır. Ardından diğer mirasçılar açısından miras hükümlerine göre tasfiyeye geçilir. Bir başka ifadeyle, sağ kalan eşin kişisel malları tasfiye dışında tutulur. Sağ kalan eş, ölen eşin edinilmiş mallarının yarısını aldıktan sonra miras paylaştırma aşamasına geçilir. Bu aşamada tereke ölen eşin kişisel malları ile edinilmiş mallarının yarısından oluşmaktadır. Sağ kalan eş, mal rejiminden kaynaklı haklarını aldıktan sonra yine ölenin mirasçısı olarak terekedeki payını Medeni Kanun'un miras hükümlerinde yer alan oranlara göre alacaktır. Kanun sağ kalan eşe bu haklar dışında, aile konutu şerhli taşınmazın miras payından düşülmek kaydıyla kendisine verilmesini yani aile konutunun talep edilebilmesi hakkını da tanımıştır. Yargıtay 8 inci Hukuk Dairesi’nin istikrar kazanmış kararlarında da belirtildiği gibi; sağ kalan eşin katkı payı, katılma alacağı veya değer artış payı alacağı, terekenin borcunu oluşturur. Buna karşılık ölen eşin sağ kalan eşten olan bu tür alacakları da terekenin aktifine eklenir. Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi, mirasın tasfiyesini de etkilemekte olup bu hususta mal rejimi tasfiyesi miras tasfiyesinden önceliklidir. Ölen eşin mirasçısı konumunda olan sağ kalan eş, öncelikle aile mahkemesinde dava açmak suretiyle edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesini talep ederek 01/01/2002 tarihinden sonraki dönem için edinilmiş malların yarısını talep etmeli, bu talebin mahkemece değerlendirilmesi sonucunda mal rejiminin tasfiyesi payını aldıktan sonra mirasın tasfiyesine katılmalıdır. Sağ kalan eşin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir talep ve davasının olması halinde; sağ kalan eşin miras hakkı yanında ayrıca edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan değer artış payı alacağı veya artık değere katılma alacağının da bulunması sebebiyle, sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı terekenin borcu olduğundan öncelikle bu borcun ödenmesi gerekecektir. Daha sonra kalan tereke miktarı üzerinden sağ kalan eşin miras payı belirlenecektir. Sağ kalan eşin katılma alacağı tereke borcu olarak kaydedilir. Buna karşılık ölen kişinin diğer eşin malvarlığındaki katılma alacağı da terekenin aktifine eklenir. İlgili hükmün diğer bir sonucu da, mal rejiminin eşlerden birinin vefat etmesiyle sona ermesi halinde edinilmiş mallardan doğan katılma alacağını talep hakkı ölen eşin mirasçılarına geçer. Ancak mirasçıların talep hakkı sınırsız ve süresiz değildir. Mirasçılar katılma alacağı taleplerini sağ kalan eşe karşı 10 yıllık sürede ileri sürmelidirler. Aksi halde, talep hakkı zamanaşımına uğrayacak ve mirasçılar sağ kalan eşten herhangi bir istemde bulunamayacaklardır. Her ne kadar eşlerin ve vefat halinde ölen eşin mirasçılarının edinilmiş mallara katılma rejiminden doğan alacak hakları bulunsa da bu talep dava yoluyla ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınmamaktadır. Dolayısıyla, eşlerin veya mirasçıların kanuni süreler içerisinde ve usulüne uygun şekilde bu taleplerini dava etmeleri gerekmektedir. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek katılma alacağı, terekeye ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, eşin de mirasçı olması sebebiyle, miras payları oranında edinilmiş mallara katılma alacağından doğan borçtan miras payları oranında sorumludurlar. Hemen belirtelim ki, sağ kalan eş katılma alacağı veya değer artış/katkı payı alacağı nedeniyle alacaklı konumdayken, mirasçı sıfatı nedeniyle de borçlu konumdadır. Bu nedenle, sağ kalan eşin evlilikteki mal rejimi nedeniyle sahip olduğu alacak hakkı hesaplanırken, kendisinin de mirasçı olması nedeniyle miras payı oranında alacak miktarı indirilmelidir. Başka bir anlatımla, mirasçılık sıfatına sahip herkese ölen kişiden kendisine mal kalmamış olsa da mal rejiminin paylaştırılmasıyla borç kalmış olabilir. Miras paylaşıldıktan sonra dahi zaman aşımı süresi olan 10 yıllık geçmemiş ise sağ kalan eş mirasçılara ya da mirasçılar murisin hakkı için sağ kalan eşe karşı katılma alacağı davası açabilir.
2002 den önce alınan mallar